(1086 S. K. m. 74) (4721 S. K. m. 2) (634 S. K. m. 19)
Dava: Dava dilekçesinde çatının onarımı vs. istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili 13.3.2002 tarihli dava dilekçesinde, kat mülkiyetli anayapının çatı katında müvekkili davacının maliki bulunduğu 10 nolu bağımsız bölümün çatısının izolasyonunun tamamen bozulması ve kiremitlerin yanlış döşenmiş olmasından dolayı yağmur sularının sızıntı yaptığını, bakımsızlıktan bacaların dahi yıkıldığını, çatıya çıkış için güvenli bir merdivenin bulunmadığını, çatıdan sızan yağmur sularının müvekkilinin bağımsız bölümünün muhtelif bölümlerinde hasara neden olduğunu, yapılan uyarılara rağmen çatının yönetimce onarılmadığını ileri sürerek, tüm onarımların davalı kat maliklerince yaptırılmasına, verilecek süre içinde yerine getirilmemesi halinde işlerin davacı tarafından yerine getirilmesi için yetki verilmesine, bu işler ile davacı dairesi onarımının gerektirdiği ( tespit raporunda gösterilen ) giderlerin davacı payı düşüldükten sonra kalanının davalılardan hisseleri oranında tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Bir kısım davalılar cevap dilekçelerinde, apartman çatısının onarımı dahil, binanın tamamında gerekli tüm onarım ve işlerin yaptırılmasına 8.2.2002 tarihli kat malikleri kurulu toplantısında karar verildiğini, bu kararda, ortak terasa müdahale edilerek izinsiz yapılan ve davacı bağımsız bölümüne katılan odanın üzerinde kalan 30 m2'lik kısmın onarım giderleri davacı tarafından karşılanmak kaydı ile çatının kalan 150 m2'lik bölümünün onarılmasının ve bunun gerektirdiği giderlerin bütün kat maliklerinden tahsil edilmesinin öngörüldüğünü, bu hususun sözlü olarak davacıya da iletildiğini, ancak buna itiraz edip kararı da imzalamadan toplantıdan ayrıldığını, çatı onarımı ve diğer işler için kat maliklerinin herbirisinden 200.000.000'ar TL. avans alınmasının da kararlaştırıldığını, davacının kat malikleri kurulu kararının uygulanmasına katılmak yerine haksız yere bu davayı açtığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini belirtmişlerdir.
Mahallinde yaptırtılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda; anayapının mimari projesinde, teras katındaki bağımsız bölümlerin üzerlerinin açık teras olduğu, projeye aykırı olan oturtma çatının tekniğine uygun yapılmadığı için yağmur sularının sızıp davacı dairesinde hasara neden olduğu açıklandıktan sonra projeye aykırı oturtma çatının tamamen kaldırılıp teras çatı üzerine şap dökülerek üzerine asfalt kaplı cam tülü pestili ile iki kat tecrit yapılması, bacaların onarılması, çatıya çıkış merdiveni yapılması, yan duvarların 40 cm. yüksekliğe kadar tecrit edilmesi gerektiğine işaret edilmiş ve çatıda yapılacak işler için 2.141.427.540 TL; davacı dairesinin onarımı için de 180.000.000 TL. gerektiği belirtilmiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu aynen benimsenerek, projesine aykırı olarak yapılan ahşap oturtma çatının sökülerek projesine uygun teras çatı haline getirilmesine, raporda öngörülen tecrit ve diğer işlerin yapılması suretiyle çatının onarılmasına izin verilmesine, bunların gerektirdiği masrafın davacı ve davalılardan avans olarak arsa payları oranında alınıp karşılanmasına, onarımın öncelikle yönetici tarafından üç ay içinde yerine getirilmesine, aksi takdirde davacı tarafından yine üç ay içinde gerçekleştirilmesine, davacının bağımsız bölümündeki zarar karşılığının, davacı payı düşüldükten sonra arsa payları oranında davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
HUMK.nun 74.maddesinde hakimin her iki tarafın iddia ve savunmaları ile bağlı olduğu, ondan fazlasına hüküm veremeyeceği açık bir şekilde öngörülmüştür. Yukarıda açıklandığı üzere somut olayda davacı taraf, bağımsız bölümünün üzerindeki oturtma çatının onarılmasını istemiş, davalı kat malikleri de davadaki savunmalarında oturtma çatıya karşı çıkmamış ve çatının bu hali ile onarılması konusunda kat malikleri kurulunca verilen kararın varlığına dayanarak davanın reddini istemişler, çatının projeye aykırılığını ileri sürmemişlerdir. Hal böyle iken mahkemece, eski hale getirme isteminin bulunmadığı gözetilmeden talep aşılarak oturtma çatının kaldırılıp teras çatı haline dönüştürülmesine karar verilmesi yasanın yukarıda açıklanan hükmüne uygun düşmemektedir.
Öte yandan, dosyadaki bilgi ve belgelerden, kat malikleri kurulunun 8.02.2002 ve 26.03.2002 tarihli toplantılarında çatının, davacı bağımsız bölümüne projeye aykırı olarak eklenen 30 m2'lik kısım dışında kalan bölümünün ( 150 m2 ) kat maliklerince masrafı karşılanmak suretiyle onarılmasının ve binada yapılacak diğer işler için bağımsız bölüm maliklerinin her birinden 200.000.000 TL. avans alınmasının kararlaştırıldığı ve de yargılama aşamasında davalılardan bir kısmının başvurusu üzerine Belediye Encümeninin 30.5.2002 tarihli toplantısında davacıya ait bağımsız bölüme projeye aykırı olarak yapılan sözkonusu eklentinin yıkılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu duruma göre çatının onarılmasına karar veren kat maliki davalıların davaya sebebiyet vermeleri sözkonusu olmadığı gibi, davacı, kat malikleri kurulu kararının ve belediye encümeninin yıkım kararının gereklerini yapmamak suretiyle yönetimce çatı onarımının yapılmasını engellemiş olduğundan kendi eylemi ile ortaya çıkan durumu dava konusu etmesi Medeni Kanunun 2.maddesinde öngörülen dürüstlük ilkesi ile bağdaşmamaktadır.
Bütün bu hususlar gözetildiğinde davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yolunda hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.12.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy