(2942 S. K. m. 11) (3194 S. K. m. 18)
Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-Bilirkişi raporlarında emsal incelemesi ve dava konusu taşınmazla karşılaştırma yapılmaksızın genel nitelikteki değerlendirmelerle yetinilmiş olmakla bu raporlara itibar edilemez.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğu kabul edildiğine göre Kamulaştırma Kanununun kıymet takdiri esaslarını gösteren 11.maddesinin 3.fıkrasının özellikle arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca kamulaştırma gününden önce özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değerinin tespiti ve bedelin tespitinde etkisi olan diğer unsurlarda dikkate alınarak 4.fıkra gereğince her unsurun gerekçeleri ve değere katkı oranları ayrı ayrı belirlenip dayanakları gösterilmek suretiyle değerlendirilerek kamulaştırma bedelinin saptanması gerekmektedir.
Emsalin kamulaştırılan taşınmazla aynı konumda olması, taşınmaza yakın mesafede bulunması, aynı nitelik ve özellikleri taşıması, benzer yüzölçümünde olması veya kamulaştırmaya yakın günlerde satılmış olması zorunlu değildir. Aynı özellik ve nitelikleri taşıyan başka yerlerde bulunan ve kamulaştırma gününden önce satılmış olan taşınmazlar da emsal alınabilir. Bu emsalin satış fiyatına Devlet İstatistik Enstitüsü toptan eşya fiyatları endeksi uygulanmak suretiyle değerlendirme tarihinde oluşan fiyatları bulunduktan sonra dava konusu taşınmazla karşılaştırılıp incelenerek aradaki farklılıklar belirtilip üstün ve eksik yönleri açıklanmalı, bu nitelik ve farklılıkların taşınmazın değerine olan etkilerinin ne olduğu belirtilmeli ve bu suretle yapılacak karşılaştırma ile dava konusu taşınmazın değeri belirlenmelidir.
Mahkemece tarafların vereceği yada resen belirlenecek emsal kayıtlar Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtildikten ve bunun imar parseli olup olmadığı da sorulup saptandıktan sonra yukarıda açıklanan esaslara uygun incelemeyi ve sonucunu içeren ek bilirkişi raporları alınıp hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.
İncelenen emsal imar parseli olup ta dava konusu taşınmazın bu nitelikte olmaması halinde, dava konusu taşınmazın yapılacak karşılaştırmadan sonra bulunacak değerinden, İmar Kanununun 18.maddesinin 2.fıkrası gözetilerek, düzenleme ortaklık payına tekabül edecek oranda indirim yapılması gerektiği de dikkate alınmalıdır.
Bu hususa uyulmadan tanzim edilen bilirkişi kurulları raporlarına göre karar verilmiş olması,
2-Kamulaştırma Kanununun 11.maddesinin 3.fıkrasının (h) bendi uyarınca yapılara Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca yayınlanan resmi fiyatlara göre yıpranma payı da düşülerek değer biçilmesi gerekir. Dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan yapılara değer biçilmesinde anılan yasa hükmü gözetilmeden birinci ve ikinci bilirkişi kurullarınca Kıymet Takdir Komisyonu tarafından belirlenen bina değerine 1997 yılı Aralık ayı ile değerlendirme tarihi arasındaki toptan eşya fiyat endeksi uygulanmak suretiyle değer tespit edilmiş olması, üçüncü bilirkişi kurulunca ise aynı yöntemin zemin üzerindeki beton ve 9 adet direk için uygulanmış bulunması,
3-Kıymet Takdir Komisyonu raporunda bina enkazının mal sahibine ait olacağı belirtildiği halde, bilirkişilerce belirlenen değerden enkaz bedelinin düşülmemiş olması,
Kabule göre de;
4-Mahkemece üç kez keşif yapılarak bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, ortalama değeri içeren birinci bilirkişi kurulu raporuna göre hüküm tesisi gerekirken, yüksek değerli olan üçüncü bilirkişi kurulu raporuna göre hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar doğrultusunda araştırma yapılarak bilirkişi kurullarından ek rapor alınmalı, raporların bozmaya uygunluğu denetlenmeli ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.3.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy