(2942 S. K. m. 8, 10, 14)
Dava dilekçesinde Kamulaştırma Kanununun 4650 sayılı Kanunla değişik hükümlerine dayalı olarak, kamulaştırma bedelinin mahkemece tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı idare Kamulaştırma Yasasının 4650 sayılı Yasa ile değişik 8. maddesi uyarınca tapu kayıt maliki Fatma'ya tebligatta bulunmuş, adı geçenin tebligata rağmen 15 günlük yasal süresi içerisinde kamulaştırmaya konu malı pazarlıkla veya anlaşarak satmak ya da trampa isteğiyle birlikte idareye başvurmadığından idare tarafından anılan yasanın değişik 10. maddesi hükmünce bu dava açılmıştır. Tebligat tapu kayıt malikine yöntemince yapıldığına göre malikin bu tebligattan sonra ölmüş olması nedeniyle Yasanın 14. maddesi hükmü de gözetilerek davanın murisin mirasçılarına karşı açılmış olması karşısında; idarece, adı geçen kişinin mirasçılarına da 8. madde uyarınca ayanca tebligat yapılmasına gerek yoktur. Buna göre davaya bakılıp esas hakkında hüküm kurulması gerekirken yerinde olmayan yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince (BOZULMASINA), temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.12.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
YKD Mayıs 2003
Full & Egal Universal Law Academy