(634 S. K. m. 16, 18, 19, 20, 22, 32)
Dava: Dava dilekçesinde çatı yapım giderinin gecikme tazminatı faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm bir kısım davalılar vekili Av.İlhan Çırak tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili dava dilekçesinde, kat irtifaklı anataşınmazın B Blokunda davacı İrfan Ö'ün 14 Nolu ve Emine D'un 15 Nolu bağımsız bölümlerin maliki olduklarını, terasın akması nedeniyle bağımsız bölümlerinin hasar görüp oturulmaz duruma geldiğini, yaptırdıkları tespit sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda akıntının giderilebilmesi için en köklü çözümün açık terasın üzerine kiremit veya eternit örtülü çatı yapılması olduğunu belirtmesi üzerine müvekkillerince bu öneriye uyularak kiremitli ahşap çatı yaptırıldığını, ancak çatı yapım giderlerinin davalı bağımsız bölüm maliklerince ödenmediğini ileri sürerek, bu iş için harcanan paranın davalılardan arsa payları oranında tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Anataşınmazın yerinde yapılan keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporunda, onaylı projesine göre dava konusu B Blokun üzeri teras olduğu halde kiremitle örtülü ahşap çatı yapıldığı ve terasın tekniğine uygun izolasyonu için 2.760.000.000 TL. harcanması gerekirken ahşap çatı maliyetinin 2.555.000.000 TL. olduğu belirtilmiş; alınan ek raporlarda da mevcut çatının, yapının statiğini etkilemediği, olumlu yönde koruyucu özelliği bulunduğu vurgulanarak davalı kat maliklerinden her birinin arsa paylarına göre ödemeleri gereken çatı yapım giderleri ayrı ayrı gösterilmiştir.
Mahkemece, bilirkişinin raporları doğrultusunda -istem de gözetilerek- davanın kısmen kabulüne, davalılardan Adnan ve Gülsün Y. hakkında açılan davanın feragat nedeniyle reddine, diğer davalıların paylarına düşen çatı yapım giderlerini gecikme tazminatı ve yasal faiziyle birlikte davacılara ödemelerine karar verilmiştir.
Kat Mülkiyeti Yasasının 19.maddesinin ilk fıkrası gereğince kat malikleri, anataşınmazın mimari durumunu titizlikle korumaya zorunlu oldukları gibi; ikinci fıkrası hükmünce de kat maliklerinden biri, bütün kat maliklerinin rızası olmadıkça anataşınmazın ortak yerlerinde onarım, tesis ve değişiklik yapamaz. Diğer yandan, ortak yerlerde onarım ve değişiklik yapılması gerektiğinde anılan yasanın 32.maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca bu husus öncelikle kat malikleri kurulunca görüşülüp karara bağlanmalıdır. Genel kural böyle olmakla birlikte, zorunlu ve acil durumlarda kat malikleri kurulundan karar alınmadan da onarım yapılabilir. Örneğin Yargıtay uygulamalarında akan ve bağımsız bölümlere zarar veren teras ya da çatının onarımı bu niteliktedir. Ancak, onarımın projeye uygun yapılması gerekir.
Dosyada toplanan belge ve bilgilere göre, kat irtifaklı anataşınmazda davaya konu B Blokun üzeri projesinde açık teras olup, buradan akan su sızıntılarından dolayı davacılara ait bağımsız bölümlerin zarar gördüğü, bu nedenle terasın acilen onarılması gerektiği konusunda çekişme yoktur. Böyle bir durumda davacılarca terasın hasarlı kısımlarının projesine uygun olarak izolasyonu yapılıp, onarılması gerekirken, diğer kat maliklerinin onayı alınmadan teras üzerine kiremitli ahşap çatı yapılmıştır ki, bu işlem Yasanın yukarıda açıklanan 19.maddesinin emredici hükmüne açıkça aykırılık oluşturmaktadır. Yasaya aykırı olan böyle bir değişikliği hiçbir gerekçe ve mazeret meşru kılamaz. Mahkemece de benimsenen bilirkişi raporunda yer verildiği üzere çatının, terasa nazaran ana yapıyı koruyucu özellikte olması, çatı yapım maliyetinin terasın projesine ve tekniğine uygun izole edilip onarılmasından daha kârlı bulunması, davacıların bütün kat maliklerinin rızasını almadan projeye aykırı onarım ve değişiklik yapmalarını haklı göstermez. Dolayısıyla da ortak yer olan terasta projeye aykırı değişiklik yapılmasına onay vermeyen bağımsız bölüm maliklerinin çatının yapım giderlerine katılmaları istenemez.
Bu durumda mahkemece, davacıların projeye aykırı olarak yaptıkları çatı giderlerinin, diğer ( davalı ) bağımsız bölüm maliklerinden tahsiline ilişkin davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Öte yandan, kabule göre de; davacıların ortak yer olan terasa çatı yapımı için harcadıkları paranın tahsiline ilişkin böyle bir davada istenen para, ortak giderleri karşılamak üzere anataşınmazın ortak hesabına girmeyeceğinden, Kat Mülkiyeti Yasasının 20.maddesinin ( değişik ) ikinci fıkrasının uygulama yeri olmadığı gözetilmeden, gecikme tazminatına hükmedilmesi de usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.1.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy