(2942 S. K. m. 10, 11, 15)
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Kanununun 4650 Sayılı Kanunla değişik hükümlerine dayalı olarak, kamulaştırma bedelinin mahkemece tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili ile davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Bilirkişilerin münavebeye aldıkları ürünlerden buğday ve nohudun net gelirinin dosyada mevcut resmi verilerden yüksek alınması sonucunda net gelirin ve dolayısıyla taşınmazın değerinin yüksek tespit edilmesi,
2-Tamamı 1760 m2'den ibaret olan taşınmazın 1538 m2'si kamulaştırılmış olup geriye kalan kısımdaki değer kaybının, aynı bölgeden Daireye intikal eden dava dosyalarındaki saptamalara göre %50 oranını aşmaması gerektiği düşünülmeden %80 gibi yüksek bir oranda belirlenmesi
3-Takdir komisyonu ve bilirkişi raporuna göre, taşınmaz üzerinde her biri 15 yaşında 141 adet kavak ağacı mevcut olup, ağaçların enkazı mal sahibine bırakılmıştır. Kavakların saptanan yaşı itibariyle kesim çağına ulaşmış olduklarından enkaz değerleri nihai net üretim gelirine eşit bulunacağından yetişkin kavak ağaçlarının davalıya bırakılmasıyla, ağaçların zemine artı değer katkıları artık söz konusu olamaz.
4-Taşınmaz üzerinde her biri 5 yaşında 70 adet kavak ağacı mevcut olup bu ağaçların normal sıklıkta kapsayacakları alanın kapama kavaklık ve yine taşınmaz üzerinde 20 yaş 15 adet elma ağacı mevcut olup bu ağaçların kapsayacakları alanın ise kapama elma bahçesi olarak kabul edilip bu nitelikleri itibariyle, bunlardan artan kesimin ise açık tarım arazisi olarak ayrı ayrı getireceği net gelir üzerinden bilimsel yolla değerlerinin tespit edilmesi gerekirken kavak ve elma ağaçlarına maktu değer belirlenerek taşınmazın tamamının tarım arazisi olarak değerlendirilmesi doğru değildir. Kapama kavaklık değerinin tespiti yönünden kavakların bir yılda hasat edilemeyeceği gözönünde tutularak, kaç yılda kesim durumuna geleceği bilimsel şekilde ortaya konup, bunların brüt değeri bulunup, kamulaştırma tarihinden (değerlendirme tarihi) kesim zamanına kadar yapılması gerekecek masraflar da brüt değerden düşülerek kavakların kesim durumuna geldiği tarihteki net değeri bulunup bu değer, kavakların kesim durumuna gelmesi için geçecek yıl sayısına bölünmeli ve bu suretle bir yıllık net gelir bulunduktan sonra bilimsel formül uygulanmak suretiyle (tarım arazisi formülü) kamulaştırma parası saptanmalıdır.
Bu nedenle yalnızca zemin yönünden değer tespiti gerekirken kavakların bedeline de hükmedilmiş olması,
5-Davada kendisini vekil ile temsil ettirmiş olan davacı idare yararına maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 13.3.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy