(2942 S. K. m. 11, 15)
Dava: Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak;
1-) Davacılar Bayram Ali Bilin, Azime Kurşunlu ve Nezafet Cantürk'e kamulaştırma evrakının tebliğ tarihi tespit edilmeden bu davacılar yönünden davanın süresi içerisinde açıldığının kabulü,
2-) Belediye Başkanlığından gelen yazıda dava konusu taşınmazın bir kısmının tarım alanında, bir kısmının ise 1/1000 ölçekli uygulama imar planında toplu konut alanında kaldığı belirtilmiş; Harita Mühendisi Sabri Çalık tarafından düzenlenen 8.5.2002 tarihli raporda da dava konusu taşınmazın 8541,85 m2'sinin 1/1000 ölçekli uygulama imar planı içerisinde kaldığı, 1322,52 m2'sinin ise plan dışında tarım alanında kaldığı belirtilmiştir. Mahkemece, tarım alanında kalan kesim için ikinci bilirkişi kurulu, uygulama imar planında kalan kesim için ise üçüncü bilirkişi kurulu raporu esas alınarak hüküm kurulmuştur.
8541,85 m2'si arsa niteliğindeki taşınmaza 2000 yılı itibariyle kıymet takdir komisyonu 2.400.000 TL/m2, bu kesim için hükme esas alınan üçüncü bilirkişi kurulu ise 9.750.000 TL/m2 değer biçmiştir. Bu iki değer arasında önemli bir oransızlık (Yargıtay uygulamalarına göre bir mislini aşan) bulunmaktadır. Saptanan bu durum karşısında, mahkemece, birinci ve ikinci bilirkişi kurulunda inşaat mühendisinin bulunmadığı gözetilerek Kamulaştırma Yasası'nın 15. maddesinin on birinci fıkrası uyarınca aynı usullerle yeni bilirkişi kurulu oluşturularak taşınmazın yerinde yeniden inceleme yaptırılıp değerinin belirlenmesi ve oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken anılan yasa hükmü göz ardı edilerek arsa vasfındaki kısım için tek rapora dayanılarak karar verilmiş olması,
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.01.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy