(2942 S. K. m. 11)
Dava: Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de gereği tam olarak yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki;
1-Mahkemece, bozma ilamına uyulduktan sonra alınan ek bilirkişi kurulu raporlarında somut emsal alınan Nusratiye mah. 286 Ada 6 parsel sayılı taşınmaz ile kamulaştırılan taşınmazın benzer nitelikte ve yakın konumda oldukları, emsal taşınmazın şehrin eski yerleşim bölgesinde olup şehir merkezine 1500 mt mesafede, 1/1000 ölçekli imar planı dahilinde ve konut alanında bulunmasına karşılık, dava konusu taşınmazın yeni yerleşime açılan bölgede yer aldığı, belediye nazım imar planı içinde olup, imar düzenlemesi görmediği, şehir merkezine 9 km mesafede bulunduğu açıklandıktan sonra, emsal taşınmaz ile dava konusu taşınmaz arasında 9500 mt mesafe bulunduğu, dava konusu taşınmazın, bölgenin rakımı yaklaşık 300 mt. yükseklikte olması nedeniyle nem oranı daha az, aynı zamanda deniz manzaralı, belediye sınırları içerisinde, fiilen meskun yerler arasında, yol, su, elektrik, ulaşım, aydınlatma, çöp toplama ilaçlama ve telefon hizmetleri gibi alt yapı hizmetlerinden yararlandığı tespitlerine dayalı olarak kamulaştırılan taşınmazın emsalin %60'ı oranında değerde olduğu ileri sürülmek suretiyle değerlendirme yapılmıştır.
Bilirkişi raporlarında emsal alınan 6 parsel sayılı taşınmaz ile dava konusu taşınmazın bulundukları semtler çok farklı istikamette olup, dava konusu taşınmazın konum, nitelik ve yüzölçümü itibariyle daha uygun emsaller bulunabileceğinden bu taşınmazı somut emsal olarak değerlendirme yapan bilirkişi raporlarına göre hüküm tesisi yerinde değildir.
Mersin gibi yoğun nüfusa sahip bir ilimizde, bilirkişi raporlarındaki belirlemelere göre talebin yüksek olduğu bir mevkide bulunan taşınmaz için yakın civarda emsal satış bulunamayacağı da öne sürülemez.
Açıklanan nedenlerle, bilirkişi kurullarından alınan ek raporlara göre, nitelik, konum, yüzölçümü, bedel olarak uygun bir emsal olmayan taşınmazın somut emsal olarak seçilmiş olması ve bu suretle düzenlenen ek raporların hükme esas alınmış olması,
Kabul şekline göre de;
2-Bilirkişi kurulları tarafından somut emsal alınan 6 parsel sayılı taşınmazın satış bedeli, satış tarihi ve satışın taraflarını gösteren tapu kayıt örneğinin dosyaya getirtilerek raporların mahkemece denetlenmemesi,
3-Bilirkişi kurullarının somut emsal aldıkları taşınmaz ile kamulaştırılan taşınmazın en son beyan dönemindeki emlak vergisine esas olan asgari m2 birim değerlerinin ilgili belediye başkanlıklarından sorulup bu değerler arasındaki orana nazaran kamulaştırılan taşınmaz ile emsal taşınmazın birbirlerine olan değerlerine ilişkin olarak bilirkişi kurullarının saptadığı oranın gerçekçi ve makul olup olmadığının denetlenmemiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla taraflardan istenecek ve mahkemece resen yapılacak araştırma sonucu bulunacak emsallere ait tapu kayıtları dosyaya getirtildikten sonra, bilirkişi kurullarından yukarıda açıklanan hususlarda dikkate alınmak suretiyle yeniden değerlendirme yapan ek raporlar alınarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.1.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy