(634 S. K. m. 19)
Dava: Dava dilekçesinde kat malikleri kurulunun olumsuz kararının iptali ile binaya çatı yaptırılmasına karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, onaylı projesinde çatı bulunmayan binada, su ve ısı yalıtımı bakımından kesin çözüm olan çatının yapımı yolundaki istemin kat malikleri kurulunca reddedildiğinden bahisle, kurulun red kararının iptali ile çatı yapılmasına karar verilmesi istenilmiştir.
Yerinde yaptırtılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, mozaik kaplama olan dam terasta çatlamalar olduğu ve buralardan sızan suların binaya ve bağımsız bölümlere zarar verdiği ve mevcut haliyle tecritin kısa süreli ve sağlıksız olacağı da vurgulandıktan sonra imar yönetmeliğinin yeni yapılar için öngördüğü şekilde çatı yapılmasının uygun çözüm olacağı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mahkemece bilirkişinin bu saptaması esas alınarak, çatı yapılması talebinin reddine dair kat malikleri kurulu kararının iptaline ve binaya masrafı kat maliklerince karşılanmak üzere çatı yaptırılmasına karar verilmiştir.
Kat Mülkiyeti Yasasının 19.maddesi hükmüne göre kat malikleri anagayrimenkulün mimari durumu ile güzelliğini ve sağlamlığını titizlikle korumaya mecbur olduğu gibi kat maliklerinden birisi, bütün kat maliklerinin rızası olmadıkça anagayrimenkulün ortak yerlerinde inşaat, onarım ve tesis yaptıramaz. Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulamalarında yasa gereği korunması gereken mimari durumun onaylı proje olduğu ve yapılan her türlü inşaat ve değişiklikler bakımından onaylı projeye uygunluğun aranması gerektiği kabul edilmektedir.
Somut olayda belediyeden gelen onaylı proje ve 24.6.2002 tarihli yazıdan, dava konusu yapının üstünün açık teras olduğu ve çatısının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece, projesinde bulunmadığı sabit olan çatının yaptırılması konusunda bütün kat maliklerinin muvafakatını gösteren yazılı belge veya kat malikleri kurulu kararının bulunmadığı da gözetilerek, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yasaya uygun düşmeyen gerekçelerle davanın kabulü yolunda hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 3.3.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy