(634 S. K. m. 19, 42)
Dava: Dava dilekçesinde 23.8.2000 tarihli kat malikleri kurulu kararının iptali ile projeye aykırılıkların giderilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili ile bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, kat irtifaklı olup kat mülkiyetine göre yönetilen anagayrimenkulde merkezi kaloriferle ısıtma sisteminin doğalgaz kullanılmak suretiyle ferdi ısınmaya dönüştürülmesine ilişkin 23.8.2000 tarihli kat malikleri kurulu kararının yeterli pay ve paydaş çoğunluğu sağlanmadan alındığı ve onaylı projesine aykırı olarak davalılardan Ahmet'e ait 3 ve 4 numaralı bağımsız bölümler arasındaki ortak duvarın kaldırıldığı ve sıhhi tesisat borularının yerlerinin değiştirildiği ileri sürülerek kat malikleri kurulu kararının iptali ile projeye aykırılıkların eski hale getirilmesi istenilmiştir.
Yerinde yaptırtılan inceleme sonucu düzenlenen 3.6.2001 tarihli bilirkişi raporunda iptali istenen kat malikleri kurulu kararının sayı ve arsa payı çoğunluğu sağlanmadan alındığından geçersiz olduğu belirtilmiş, davalı Ahmet'e ait bağımsız bölümler arasındaki duvarın kaldırılmasının anayapıya zarar vermediği tesisattaki değişikliklerin de ortak yerde olmadığı açıklanmıştır.
Mahkemece bilirkişilerin bu saptaması esas alınarak sayı ve arsa payı çoğunluğu olmadan alınan kat malikleri kurulu kararının iptaline, davacının diğer istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Kat Mülkiyeti Yasasının 42.maddesinin üçüncü fıkrasına göre ortak kaloriferle olan ısınmanın doğalgaz kullanılmak maksadıyla ferdi ısınmaya dönüştürülmesi için kat maliklerinin sayı ve arsa payı çoğunluğu ile karar vermeleri gerekir. Yasanın bu hükmü ile merkezi sistemden doğalgaz kullanmak kaydıyla ferdi ısınmaya geçiş için en azından kat maliklerinin sayı ve arsa payı itibariyle çoğunluğunun iradesinin bu yolda birleşmesi aranmaktadır.
Somut olayda davalılardan 2 numaralı bağımsız bölüm maliki Mehmet iptali istenilen kat malikleri kurulu toplantısına katılmamış ise de yargılama aşamasında mahkemeye sunulan -Ü. 7.Noterliğinde 26.6.2001 tarih ve 18971 yevmiye numarasıyla işlem gören- muvafakatnamede ferdi ısınmaya geçiş kararına muvafakat ettiğini kendisinin de bunu istediğini açıkça belirtmiş olup adı geçenin bu iradesiyle belirlenen oyu ve arsa payı, anılan karara olumlu oyları ile katılan kat maliklerinin sayısı ve arsa payları ile birlikte değerlendirildiğinde yasanın aradığı nisap sağlanmış olmaktadır.
Öte yandan bilirkişi raporundaki anlatımdan kat malikleri kurulu kararı doğrultusunda ferdi ısınmaya geçiş için ilgili merciden ruhsat alındığı ve buna göre ortak alanlardaki tesisatın döşenip tamamlandığı ve bazı bağımsız bölümlerde sayaçlı bağlantının kurulduğu da anlaşılmaktadır. Bu durumlar ve sözkonusu karar iptal edilmiş olsa dahi ( 2 ) numaralı bağımsız bölüm maliki Mehmet'in de katılımıyla kat malikleri kurulunun sayı ve arsa payı çoğunluğu ile yeniden karar alıp bu sonucu sağlamaları mümkün olduğu gözetildiğinde kat malikleri kurulu kararının iptali isteminin reddi gerekirken yazılı olduğu şekilde kabul kararı verilmesi doğru bulunmamıştır.
Bundan ayrı;
2-Kat Mülkiyeti Yasasının 19.maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesine göre tavan, taban veya duvar ile birbirlerine bağlantılı bulunan bağımsız bölümlerin bağlantılı yerlerinde, bu bölümlerin maliki ya da birden çok maliki varsa bu maliklerin ortak rızası ile anayapıya zarar vermeyecek onarım, tesis ve değişiklik yapılabilir. Madde hükmünden de anlaşılacağı üzere bu iş için öteki kat maliklerinin rızasının alınmasına gerek yoktur. Ancak, yapılan bu işlemlerin anayapıya zarar verecek nitelikte olmaması ve doğaldır ki anataşınmazın ortak yerlerine müdahale teşkil etmemesi gerekir.
Anataşınmazın yerinde yapılan inceleme sonunda düzenlenen bilirkişi raporlarında, davalı Ahmet'e ait 3 ve 4 numaralı bağımsız bölümleri birbirine bağlayan ara duvar kaldırılarak tek bağımsız bölüme dönüştürüldüğü saptandıktan sonra bu değişikliğin anayapının taşıyıcı sistemlerine ( statiğine ) zarar vermediği hususuna kısaca değinilmekle yetinilmiştir.
Anataşınmazın bulunduğu İstanbul-Kadıköy'ün birinci derece deprem kuşağında kaldığı da dikkate alınarak, dava konusu 3 ve 4 numaralı bağımsız bölümler arasındaki duvarın kaldırılmış olmasıyla oluşturulan boşluk alanın deprem yüklerinin düşey taşıyıcı sistem elemanlarına güvenle aktarılmasını güçleştiren döşeme boşlukları yaratıp yaratmadığı, başka bir anlatımla bağımsız bölümler içinde yapılan böyle bir değişikliğin betonarme anayapının olası bir depreme dayanıklılığını olumsuz yönde etkileyip etkilemeyeceği konusunda bilirkişilerce, 1.1.1998 tarihinde yürürlüğe giren "Deprem Yönetmeliği" hükümleri çerçevesinde gerekli inceleme ve hesaplamaya yer verilmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece, 03.06.2001 tarihli raporu düzenleyen bilirkişilerden yukarıda açıklanan esasları içeren ek rapor alındıktan ve dava konusu edilen değişiklikleri gösteren kroki de çizdirildikten sonra, davalının kendi bağımsız bölümleri içinde gerçekleştirdiği değişikliğin ( ara duvarı kaldırması ) anayapının statiğine zarar vermediği ve depreme dayanıklılığını olumsuz yönde etkilemediği açıkça saptandığında, Kat Mülkiyeti Yasasının 19.maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi hükmü uyarınca bu konuya ilişkin istemin reddine aksi halde değişikliğin eski hale getirilmesine karar verilmesi gerekirken, yeterli araştırma ve incelemeyi içermeyen bilirkişi kurulu raporuna dayanılarak bu istemin reddi de doğru değildir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 27.2.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy