(634 S. K. m. 38, 72)
Dava: Dava dilekçesinde 2.410.970.696 TL'nin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, dava dilekçesinde davalının 1999 yılında sitede yöneticilik yaptığını, istifa ettiği 9.10.1999 tarihine kadar apartmanın ortak giderleri için toplanan paradan 6.963.869.762 TL'yi zimmetine geçirdiğini iddia ederek bu miktardan davacıların payına düşen 2.410.970.696 TL'nın 9.10.1999 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte arsa payları oranında davalıdan alınıp davacılara ödenmesini istemiş; mahkemece, yaptırılan bilirkişi incelemesi dikkate alınarak davalının zimmetinde bulunduğu tespit edilen paranın 9.10.1999 tarihinden itibaren davalıdan alınıp davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1- Davaya konu alacak, kat maliklerince ortak gider olarak yönetime ödenip anataşınmazın kasasına girmekle kişisel alacak niteliğinden çıkmış ve dolayısıyla yönetimin parası olmuştur. Davalının yönetici olduğu dönemde kat maliklerinden ortak giderler için avans ve aidat olarak toplamış olduğu böyle bir paranın zimmete geçirilmesi durumunda yeni yönetimin veya bu davada olduğu gibi kat maliklerinden bir kısmının ya da tamamının açtığı alacak davası sonunda hüküm altına alınacak miktarın kat malikleri kurulunca aksine bir karar alınmadıkça kat maliklerine değil anataşınmazın yönetiminin kasasına girmesi gerekir. Tüm bunlara rağmen mahkemece eski yönetici tarafından zimmete geçirildiği anlaşılan paranın davacı kat maliklerinin arsa payı oranında kendilerine ödenmesine karar verilmesi,
2- Bundan ayrı, dava dilekçesinde davalının zimmetine geçirdiği ileri sürülen toplam miktar 6.963.869.762 TL.'dir. Bilirkişi tarafından düzenlenen raporlarda ise zimmet miktarı 5.239.304.270 TL. dır. Bunun 9.10.1999 tarihinden dava tarihine kadar işlemiş faiziyle birlikte 8.679.863.770 TL'ye vardığı saptanmıştır. Bilirkişice saptanan asıl alacağın dava dilekçesinde yazılı miktardan daha düşük olduğu mahkemece gözetilmeden faiziyle birlikte ulaştığı miktara göre taleple bağlı kalındığı bildirilmek suretiyle asıl alacak bakımından istem aşılmak suretiyle hüküm kurulmuş olması yanında faizinde buna göre 9.10.1999 tarihi ile dava tarihi arasında tekrar ikinci kez hesaplanmasına neden olacak şekilde fazlaya hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece, bozmanın 1 nolu bendi gözönünde tutularak bilirkişiden buna göre hesaplama yapan ek rapor alınmalı, hüküm altına alınacak miktarında davacılara değil anataşınmaz yönetimine ödenmesi yolunda hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.03.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy