(2942 S. K. m. 11, 15) (1086 S. K. m. 388, 389)
Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Taşınmazın değerinin belirlenmesi konusunda yaptırtılan ilk inceleme sonucunda düzenlenen birinci bilirkişi kurulu raporunda ulaşılan değer ile takdir komisyonunca takdir olunan bedel arasında önemli bir oransızlık bulunmadığı halde yeniden keşifler yapılıp raporlar alınmış olması doğru değil ise de, geçerli kabul edilen ilk bilirkişi raporuna göre hüküm kurulduğundan bu husus bozma nedeni sayılmamıştır.
Ayrıca, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Kamulaştırma evrakının davacıya tebliğ tarihi tespit edilmeden davanın süresinde olduğunun kabulü,
2-Dava konusu taşınmaz 27.7.2000 tarihinde kamulaştırılmış olup, davacı 20.12.2000 tarihinde ferağını verdikten sonra 10.1.2001 tarihinde bedel artırım davası açılmıştır.
Kamulaştırma Kanununun 15.maddesinin 13.fıkrasına göre, kamulaştırma kararının tamamlanmasından itibaren bir yıl içerisinde usulüne uygun tebligat yapılması veya ferağ verilmesi ya da dava açılması halinde değerlendirme tarihinin kamulaştırma tarihi olan 27.7.2000 tarihi olacağı dikkate alınmadan daha sonraki dava tarihinin değerlendirme tarihi olarak alınmış olması,
3-HUMK.nun 388.maddesinin son fıkrası hükmüne göre hüküm sonucu kısmında, istek ve sonuçlardan herbiri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği belirtilmiştir. Yasanın bu hükmüne aykırı olarak infazda tereddüt uyandıracak şekilde hükümde faizin başlangıç tarihinin gösterilmemiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 5.3.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy