(2942 S. K. m. 11)
Dava: Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Mahkemece bozmaya uyulmuş ise de, gereği tam olarak yerine getirilmeden bilirkişi kurullarının bozma ilamına karşı direnme niteliğinde olan ek raporlarına dayanılmak suretiyle hüküm kurulmuştur.
Şöyle ki;
Bozma ilamında açıklandığı üzere, bilirkişi kurullarının somut emsal olarak aldıkları 12 nolu parsel, tamamı 33.52 m2 yüzölçümünde dükkan nitelikli bir taşınmazdır. Bulunduğu yer, yüzölçümü ve niteliği dikkate alındığında satışının zeminden çok ticari kazanç getiren dükkana yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar bilirkişi raporlarında zemin üzerindeki yapının değeri hesaplanıp satış bedelinden düşülmüş ise de, bu şeklide yapılan hesaplamada dükkanın ticari değeri yer almamış olup gerçekte bu değerin objektif ve sağlıklı bir biçimde tespitinin mümkün olmayacağı da açıktır.
Bozmadan sonra mahkemece yapılan araştırma ile ulaşılan bilgilere göre somut emsal, 3. derece sit alanı içerisinde olup her türlü inşaat faaliyeti önemli kısıtlamalara tabidir. Tek başına üzerinde inşaat yapılmasına elverişli büyüklükte olmayan 12 parsel sayılı taşınmazın sit alanında olmasından kaynaklanan inşaat kısıtlamalarına da tabi olduğu dikkate alındığında sırf arsa olarak alım-satım kabiliyetinin bulunmadığı ve buna bağlı olarak arsa değerinin çok fazla olamayacağı anlaşılmaktadır. Zira arsa niteliğindeki taşınmazlar, üzerlerinde yapı yapılabilme olanakları ölçüsünde değer kazanırlar. Bu itibarla emsal taşınmazın satış bedelinden yapı değerinin düşülmesiyle kalan miktar önemli ölçüde dükkanın ticari değerine ait iken çok cüzi bir kısmı arsaya ait olmalıdır. Ancak, yukarıda da açıklandığı üzere bu değerlerin objektif ve sağlıklı biçimde tespiti olanak dışı olduğundan böyle bir satış işleminin emsal seçilmesinde isabet yoktur.
Bilirkişi kurullarının ek raporlarında açıklanan, dava konusu taşınmazın ve emsal taşınmazın her ikisinin de sit alanında yer almaları ve her ikisinin de kadastro parseli niteliğinde olmaları, emsal karşılaştırması yapılarak değer belirlenmesi işleminde doğru ve sağlıklı sonuçlara ulaşılmasında yararlanılacak objektif kıstaslardan olmakla birlikte bu nitelik benzerlikleri, emsalin satış bedelinin her türlü şüphe ve tereddütten arınmış olarak tespit edilebilmesi zorunluluğunu bertaraf etmez. Emsalin, özel amaçlı olmayan, özel nitelikleri bulunmayan taşınmaz satışlarından seçilmesi gerekir.
Bu hususlar dikkate alınmadan düzenlenen ve mahkemece uyulan bozma ilamı gereklerinin yerine getirilmediği bilirkişi kurulu raporlarına göre hüküm kurulmuş olması,
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.03.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy