(2942 S. K. m. 11) (3095 s. Faiz K. m. 1, 2)
Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
A-Davalı tarafın temyizi yönünden;
1-Kamulaştırma evrakının davacıya tebliğ tarihi tespit edilmeden davanın süresi içerisinde açıldığının kabulü,
2-Birinci bilirkişi kurulunca somut emsal olarak alınan 12 parsel sayılı taşınmazın satışına esas tapu kaydı bu dosya içerisine getirtilmemekle beraber, daha önce daireye intikal eden aynı mahkemenin 2000/223 esas-1082 karar sayılı dava dosyasındaki kaydına göre emsal; Osmaniye'nin iş ve ticaret merkezinde yer alan tamamı 59,82 m2 yüzölçümündeki iki adet dükkandan oluşan bir taşınmazın 1/2 payına ilişkindir. Emsalin bulunduğu yer, yüzölçümü ve niteliği dikkate alındığında pay satışının zemin değil, üzerindeki dükkana yönelik olduğu kabul edilmelidir. Her ne kadar bilirkişi raporunda zemin üzerindeki yapıların değeri satış bedelinden düşülmüş ise de, bu şekilde yapılan hesaplamada dükkanın ticari değeri yer almamıştır ve gerçekte bu değerin objektif olarak tespitinin mümkün olmayacağı açıktır. Şehrin ticaret merkezinde yer alan emsal taşınmazın, merkeze 1 km mesafede bulunan dava konusu taşınmazdan 8 kat fazla değerde bulunduğunun saptanmış olması da emsalin hatalı seçilmiş olduğunun diğer bir göstergesidir. Bu hususlar dikkate alınmadan değer bakımından dava konusu taşınmazla benzerliği olmayan 12 parselin birinci bilirkişi kurulunca emsal alınması,
3-İkinci bilirkişi kurulunca somut emsal olarak alınan 74 parsel ise nitelik, yüzölçümü ve değeri itibariyle dava konusu taşınmazla benzer özelliklere sahip değildir.
Kamulaştırma Kanununun 11.maddesinin (g).bendine göre arsalarda dava konusu taşınmazla karşılaştırılacak taşınmazların emsal niteliğinde olması gerekir. Emsalin, sözcük anlamından da anlaşılacağı üzere dava konusu taşınmaza örnek teşkil edebilecek nitelikte olması gerekir. Örneğin, benzer yüzölçümlerde bitişik yada yakın adalarda bulunmak, aynı imar müsaadesine sahip olmak, fiyatlarda en azından yaklaşık değerde olmak gibi nitelikler "emsal"in seçilmesine esas alınması gereken unsurlardandır. Bilirkişi raporlarına göre dava konusu taşınmaz şehir merkezine 1 km mesafede köşe başı bir taşınmaz olmasına karşılık, emsal taşınmazın Osmaniye Valiliği ve Adliyesine 1,5 km mesafede, tek başına konut yapmaya müsait olmayan 89,76 m2 yüzölçümünde olduğu belirtilerek dava konusu taşınmazdan 2 kat daha az değerde olduğu kabul edilmiştir. Osmaniye gibi gelişmekte olan illerde dava konusu taşınmaza daha çok benzer konumda taşınmazların bulunmadığı söylenemez. Bu nedenle, resen araştırma yapılmak suretiyle dava konusu taşınmaza emsal olabilecek taşınmazlar bulunup tapu kayıtları dosyaya getirtilip bunların bilirkişi incelemesine konu edilmesi gerekirken, yanıltıcılık unsuru yüksek olan bir taşınmazın emsal alınması,
4-Faizin başlangıç tarihinin gün, ay ve yıl olarak hükümde açıkça gösterilmemesi,
B-Davacı tarafın temyizine gelince;
Hükme esas alınan ikinci bilirkişi kurulu raporuna göre belirlenen değerden ihtilafsız bedel düşüldükten sonra 11.751.735.855 TL. yerine iki kez ihtilafsız bedel indirilmek suretiyle yazılı olduğu şekilde daha az bedel artırımına hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece, eksik belgeler getirtildikten sonra davanın süresi içerisinde açıldığının ve taşınmazın arsa vasfında olduğunun tespiti halinde yukarıda sözü edilen bozma sebepleri doğrultusunda bilirkişi kurullarından ek raporlar alınmalı ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 26.3.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy