(2942 S. K. m. 4, 11, 15)
Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Kamulaştırma işlemi, Gülpınarı göleti inşaatı Ariyet sahası olarak kullanılmak üzere irtifak hakkı tesis edilmek suretiyle gerçekleştirilmiştir. Kamulaştırma Kanununun değer takdiri esaslarını belirten 11. maddesinin son fıkrası hükmüne göre bu nedenle taşınmazın tamamında meydana gelecek değer düşüklüğü kamulaştırma bedelini oluşturur. Bu bedelin hesaplanmasında taşınmazın niteliğine göre anılan maddenin değer takdiri esaslarını gösteren 3. fıkrası hükümleri gereğince, tamamının bir bütün olarak değeri tespit edildikten sonra taşınmazda meydana gelecek değer düşüklüğünün ve buna göre oran ve miktarının gerekçeleri ile belirtilmesi gerekir.
Taşınmazların bu suretle tespit edilecek irtifak hakkı tesisinden önceki değeri ile irtifak hakkı tesis edildikten sonraki değeri arasındaki farka hükmedilmelidir. Kamulaştırma, bir haksız eylem olmayıp yasal bir işlem olduğu cihetle, kamulaştırmaya konu irtifak hakkının karşılığı da tazminat değil bedeldir.
Bu açıklamalar doğrultusunda somut olaya bakıldığında mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemeleri sonuncunda alınan raporlar hükme yeterli değildir.
Şöyle ki;
1-Bilirkişi kurulu raporlarında taşınmazların yıllık net geliri hesaplandıktan sonra bilimsel yöntemle m2 değerinin bulunması ve irtifak hakkı tesisinden dolayı oluşacak olan değer kaybının miktar ve oran olarak belirtilmesiyle sonuca gidilmesi gerekirken, taşınmazlardan 10 yıl süreyle yararlanılamayacağından bahisle ve tazminat niteliğinde olarak 10 yıllık net gelir kaybının irtifak hakkı tesisi bedeli olarak hesaplanmış olması,
2-İrtifak hakkı tesisinden dolayı oluşan değer kaybının hesaplanmasında taşınmazların tamamının irtifak hakkı tesisinden önceki ve sonraki değerlerine göre hesaplama yapılması gerekirken her iki bilirkişi kurulunun, yalnızca irtifak tesis edilen kısmın yüzölçümünü dikkate alarak değerlendirme yapmış olmaları,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece, her iki bilirkişi kurulundan yukarıda açıklanan hususlarda ek raporlar alındıktan sonra tahkikat tamamlanmalı ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 1.4.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy