(2004 S. K. m. 67) (634 S. K. m. 20, 22) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Dava dilekçesinde itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava, davacının kat mülkiyeti kurulu anagayrimenkulün yöneticiliğini yaptığı dönemde cebinden yaptığı yönetim harcamaları nedeniyle kendisine isabet eden borcu ödemeyen davalı hakkında yaptığı takibe vaki itirazın iptali ile icranın devamına karar verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davaya konu anagayrimenkulün yönetimi ile ilgili alınan kararlar ve yapılan harcamalara ilişin defter, makbuz ve diğer belgeler getirtilip bunlara göre davacının iddiasının doğruluğu bilirkişi incelemesi yaptırılarak saptanmadan ve dava dilekçesi ekinde delil olarak sunulan tomar evrak dahi incelettirilmeden iddia sabit görülerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kat Mülkiyeti Yasasının 20. ve 22. maddesi hükümleri uyarınca kat malikleri ve bağımsız bölümlerde kira akdi vs. nedenlerle daimi surette oturup kullananlar, anagayrimenkulün bakım, onarım ve yönetim giderleri ile yasada öngörülen diğer giderlerden dolayı yönetime karşı sorumlu ise de, sorumlu oldukları hususların ve miktarın işletme projesi ve kat malikleri kurulu kararları ile tespiti ya da acil durumlarda yönetici tarafından yapılan harcamaları gösteren fatura ve benzeri belgelerle kanıtlanması gerekir.
Somut olayda, çatı onarım ve diğer yönetim giderleri nedeniyle yapılan icra takibine, davalı, borcu bulunmadığı gerekçesiyle itiraz etmiştir. Bu olgu karşısında, borcun varlığının ve miktarının kanıtlanması gerekir.
Hal böyle iken mahkemece, davaya konu teşkil eden alacağın ilgili olduğu döneme ait defter, belge ve kayıtların yönetimden istenilip, özel ve teknik bilgiyi gerektiren bu hususla ilgili olarak bilirkişi incelemesi yaptırılmadan davacının ibraz ettiği belgelere göre de ne suretle iddianın sabit görüldüğü doyurucu bir gerekçe ile açıklanmadan davanın kabulüne karar verilmiş olması ve ayrıca takip ve davanın konusu, kişisel alacak niteliğinde olduğu halde, ancak yönetime olan borçlar için uygulanma olanağı bulunan aylık %10 gecikme tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.03.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy