(2942 S. K. m. 11, 15) (3194 S. K. m. 18)
Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-Mahkemece, bilirkişi kurulları tarafından yeterli düzeyde emsal incelemesi ve karşılaştırması yapılmaksızın düzenlenen raporlara itibar edilerek hüküm kurulmuştur.Bu cümleden olarak;
Dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğu mahkemece kabul edildiğine göre, Kamulaştırma Kanununun kıymet takdiri esaslarını düzenleyen 11.maddesinin 3.fıkrasının özellikle arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca kamulaştırma gününden önce özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değerinin tespiti ve bedelin tespitinde etkisi olan diğer unsurlarda dikkate alınarak 4.fıkra gereğince her unsurun gerekçeleri ve değere katkı oranları ayrı ayrı belirlenip dayanakları gösterilmek suretiyle değerlendirilerek kamulaştırma bedelinin saptanması gerekmektedir.
Tarafların vereceği yada resen belirlenecek emsal kayıtlar mahkemece Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtildikten ve bunun imar parseli olup olmadığı da sorulup saptandıktan sonra yukarıda açıklanan esaslara uygun incelemeyi ve sonucunu içeren ek bilirkişi raporları alınıp hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.
İncelenen emsal imar parseli olup ta dava konusu taşınmazın bu nitelikte olmaması halinde, dava konusu taşınmazın yapılacak karşılaştırmadan sonra bulunacak değerinden, İmar Kanununun 18.maddesinin 2.fıkrası gözetilerek, düzenleme ortaklık payına tekabül edecek oranda indirim yapılması gerektiği de dikkate alınmalıdır. Bu hususlar nazara alınmadan düzenlenen raporlara göre karar verilmesi,
Kabule göre de;
2-Birinci bilirkişi kurulunca somut emsal olarak alınan merkez mahallesi 316/88 parsel sayılı taşınmazın, üzerinde mesken olduğu ve bu niteliği ile satıldığı Tapu Sicil Müdürlüğünce bildirildiği halde, satış bedelinin tamamı, zemin değeri olarak kabul edilip rapor düzenlenmiştir.
Taşınmaz üzerindeki binanın kamulaştırma tarihindeki resmi birim fiyatları ile yapı maliyet hesapları göz önünde bulundurularak yıpranma payı da düşüldükten sonra belirlenen bina bedelinin satış hasılatından indirilmesi, elde edilecek miktarın, zeminin satış tutarı olarak kabulü ile bunun üzerinden inceleme ve karşılaştırma yapılması gerektiğinin dikkate alınmaması,
3-İkinci bilirkişi kurulu raporunda; değerlendirme tarihi itibariyle dava konusu taşınmazın somut emsalden 11 kat, üçüncü bilirkişi kurulu ek raporunda ise aynı emsalden 25 kat daha değerli olduğunu belirtmiştir. Dava konusu taşınmaz ile somut emsal arasındaki bu kadar fazla değer farkı somut emsalin, karşılaştırma ve inceleme yapmaya elverişli bir emsal olmadığını göstermektedir.
Her iki bilirkişi kurulunca, değerlendirmeye esas olmak üzere somut emsal belirlenirken, söz konusu emsalin, dava konusu taşınmaza en yakın özelliklere sahip olmasına dikkat edilmesi gerekirken bu hususun gözardı edilmesi,
4-B... Belediye Başkanlığı, İmar İşleri Müdürlüğünün 07.09.2001 tarih ve 2288 sayılı yazısına göre, dava konusu 331 parsel sayılı taşınmaz, kadastro parselidir.
Birinci bilirkişi kurulunca somut emsal alınan merkez mahallesi 316/88 parsel sayılı taşınmazın ise imar uygulamasına tabi tutulup tutulmadığının araştırılmaması, bunun sonucu olarak düzenleme ortaklık payına tekabül edecek oranda bir indirime gidilip gidilmeyeceğinin tartışılmaması,
5- Dava konusu taşınmaza, bilirkişi kurullarından birincisi 130.000.000 TL/m2, ikincisi 47.947.966 TL/m2, üçüncüsü ise ek raporu ile 108.972.650 TL/m2 değer belirlemişlerdir. Mahkemece, birinci bilirkişi kurulu raporu hükme esas alınmıştır.
Kamulaştırma Kanununun 15.maddesinin 11.fıkrası hükmü gereğince, birden çok bilirkişi incelemesi yaptırılması halinde ortalama değeri ifade eden rapor esas alınarak hüküm kurulması gerekir.Bu durum karşısında uzlaştırıcı rapor, üçüncü bilirkişi kurulu ek raporudur. Buna göre hüküm kurmak gerekirken yerinde olmayan gerekçelerle en yüksek zemin değerini içeren birinci bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 4.4.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy