(634 S. K. m. 19, 33)
Dava dilekçesinde müdahalenin men'i istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava dilekçesinde, davacıya ait bağımsız bölümün salondan geçip terasa ulaşan baca çıkışının çekme kat maliki davalılar tarafından iptal edilip kalebodur döşenerek üzerinin kapatıldığı ileri sürülüp müdahalenin önlenmesine ve bacanın eski hale getirilmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Yerinde yapılan inceleme sonunda düzenlenen 10.12.2001 tarihli bilirkişi raporunda projeden söz edilmeksizin davacının iddiasını doğrulayan şekilde müdahalenin varlığı belirlenmiş, onaylı projesine göre durumun değerlendirilmesi için alınan ek bilirkişi raporunda da anayapının projesinde bağımsız bölümlerin hiçbir ünitesinden geçen baca yeri bulunmadığının tespit edildiği, bu hususun zorunluluğa rağmen bir eksiklik olduğu ve belediyece onaylanması sırasında bu durumun gözden kaçtığı bildirilmiştir. Mahkemece bilirkişinin bu saptaması esas alınarak projede baca yeri belirlenmediğinden davalının salon bacasını iptal etmesinin anayapının tasdikli projesine aykırı olduğundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kat Mülkiyeti Kanununun 19. maddesinin ilk fıkrasında kat maliklerinin anagayrimenkulün mimari durumunu titizlikle korumaya mecbur oldukları öngörülmüş, aynı maddenin ikinci fıkrasında da bütün kat maliklerinin rızası olmadıkça anagayrimenkulün ortak yerlerinde mimari durumuna aykırı inşaat, onarım, tesisat ve değişiklik yapılması yasaklanmıştır.
Anagayrimenkulün mimari durumunun belirlenmesinde onaylı proje esas alınmakla birlikte yapının ilk inşası sırasında yer verilen ve bina ile bütünleşmiş olan imalatların da, mahkeme hükmü ile eski hale getirilmediği sürece korunması gereken mimari durum kapsamında olduğu kabul edilmelidir. Kaldı ki, somut olayda bilirkişi raporunda da vurgulandığı üzere anayapının projesinde bacaya yer verilmesi gerekli iken zuhulen projede yer almadığı, buna rağmen binaya bacanın fiilen yapılmış olması, ilgili mevzuata da uygun düşeceğinden bir aykırılık olarak düşünülemez. Öte yandan Kat Mülkiyeti Kanununun 33. maddesi uyarınca açılacak davalarda Hakimin diğer hususlar yanında hakkaniyet kurallarını da gözeterek karar vermesi gerekir.
Açıklanan nedenlerle mahkemece davaya konu bacanın davalının müdahalelerinden önceki mimari durumu esas alınarak değerlendirme yapılıp sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu biçimde yerinde olmayan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.04.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy