(4721 S. K. m. 101) (743 S. K. m. 73)
Dava dilekçesinde vakfın tesciline karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması Vakıflar Genel Müdürlüğü vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan 30.4.2002 günde temyiz eden davalı vekili Av.Reşide Özen ile aleyhine temyiz olunan davacı vekili Av. Atilla Tanman geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
YARGITAY KARARI
Tescili istenen Türk Dünyası P... Vakfı'nın kuruluş senedinde, Vakfın amacı "Hıristiyanlığın teolojik, bilimsel araştırmalarını yapmak ve araştırma sonuçlarından isteyen kişileri yararlandırmak" olarak saptanıp, vakfın bu amaçla seminer ve konferanslar düzenleyebileceği belirtildikten sonra "uygun bulacağı faaliyetlere katılabilir" denilmiş, ancak bu faaliyetlerin neler olduğu konusunda herhangi bir açıklamaya yer verilmemiştir. Uygulamada, bir vakfın amacı doğrultusunda yapacağı çalışma ve faaliyetlerinin neler olduğu, bu bağlamda ne gibi etkinliklerde bulunacağı kuruluş senedinde açık, net, kuşku ve duraksama yaratmayacak biçimde ve mümkünse birer birer gösterilmesi gerekir. Tescile konu vakfın kuruluş senedinde yer alan "vakıf, uygun bulacağı faaliyetlere katılabilir" ifadesi soyut ve afaki nitelikte olup, böyle bir hüküm, açıklanan ve Yargıtay'ca da benimsenen ilkelere uygun ve yeterli değildir.
Öte yandan, tescil istemi gününde yürüklükte olan 743 sayılı Türk Medeni Kanununun 903 Sayılı Yasa ile değişik 73. maddesi hükmüne göre vakıf, "başlı başına bir varlığa (tüzel kişiliğe) sahip olmak üzere bir malın belli bir amaca özgülenmesi" olduğundan; özgülenen malın, vakfın amacını gerçekleştirmesine -en azından başlangıç olarak- yeterli bulunması zorunludur. Tescile Konu Vakfın kuruluş senedinde yazılı amacı dikkate alındığında, malvarlığı olarak gösterilen bir adet bağımsız bölümün (apartman dairesinin) belli bir gelir getirip getirmediği saptanmadığı gibi, -saptanmış olsa bile- senette ve bilirkişi raporunda nitelikleri belirtilen böyle bir taşınmaz malın bu günkü rayiçlere göre getireceği net gelirin vakfın amacına başlangıç için dahi yeterli olamayacağı açıktır. Bundan ayrı vakfa özgülenmiş belli ve yeterli bir nakit varlığının bulunmadığı da dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Bu durumda, amacına ulaşmak için -seminer ve konferanslar dışında- yapacağı faaliyetleri belirsiz ve özgülenen malvarlığı yetersiz olan vakfın tesciline karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428 nci maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı yararına takdir edilen 250.000.000 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.4.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy