(2942 S. K. m. 14, 25) (3194 S. K. m. 18)
Dava: Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Mahkemece üç kez bilirkişi incelemesi yaptırılmışsa da, alınan raporlar hüküm kurmaya yeterli görülmemiştir.
Şöyle ki;
1-Bilirkişi kurullarınca somut emsal alınan 102 ada 3 parsel sayılı taşınmazın niteliklerinin ve dava konusu taşınmaza göre üstün ve eksik yönlerinin ne olduğu hususlarında raporlarda yeterli açıklamaya yer verilmeden, dava konusu taşınmazın nitelikleri belirtilerek değer biçilmiştir. Karşılaştırma yapılırken özellikle her iki taşınmazın değerine etki edebilecek nitelikleri saptanmalı, bundan sonra her bir unsur diğer taşınmazın tekabül eden unsurlarıyla karşılaştırılıp üstün ve eksik yönlerin ne olduğu ve bunların herbirisinin değere etkileri belirlenmeli ve buna göre dava konusu taşınmazın değeri bulunmalıdır. Dava konusu taşınmazın kadastrol parsel olmasına karşılık emsal taşınmazın imar parseli olduğunun anlaşılması halinde de, taşınmazın bulunacak değerinden, İmar Kanununun 18.maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, düzenleme ortaklık payına tekabül edecek oranda indirim yapılmalıdır.
Kabule göre de;
2-Davacılara tebligat 1.5.2000 ve 11.5.2000 tarihlerinde yapılmış, dava 26.5.2000 günü açılmış olup, fazlaya ilişkin hak saklı tutulmamıştır.
Kamulaştırma bedel artırımı davalarında ikinci davanın 30 günlük hak düşürücü süre içerisinde açılması koşulu ile fazlası saklı tutulan hak için dava açılması olanaklı ise de, Hukuk Genel Kurulunun 25.3.1964 gün ve 675/241 sayılı kararında ve öteden beri Yargıtay uygulamalarında esas alınan ilkeye göre ilk davaya ilişkin dava dilekçesinde, talep edilecek fazla hakkın saklı tutulması gerekir. Davacı 26.5.2000 günlü dilekçesinde, fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmadığına göre ve 30 günlük hak düşürücü süre geçtikten sonra 5.10.2000 günlü verilen ıslah dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken bu talebi de kapsar biçimdeki bilirkişi raporlarına göre fazlaya hükmedilmiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece ( 2 ) nolu bozma nedeninde açıklanan biçimde araştırma da yapıldıktan sonra bilirkişi kurullarından ek raporlar alınmalı ve dava dilekçesi gözönünde bulundurularak karar verilmelidir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.2.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy