(2942 S. K. m. 11, 15)
Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Taşınmazı açık tarla olarak değerlendiren 8625 m2'lik kısmı için bilirkişi kurulu raporlarında, üç yılda altı ürün üretimi üzerinden hesap yapılmış, münavebeye alınan sebze türleri mevsimlere göre en yüksek fiyatları ile satılan ürünler seçilmiş ve her iki ürünün de 12 aylık süreler içinde istihsal edilmiş gibi değerlendirme yapılarak arazinin değeri çok yüksek biçimde abartılarak bulunmuştur. Oysa amaç, ortalama değeri bulmaktır.
İklim koşullarının elverdiği bazı yörelerde bir ürün idrak edildikten sonra toprak yeniden hazırlanıp hemen akabinde ikinci uygun ürün ekilebilmekte ise de, bunların ekilip hasat edilmeleri 12 aylık bir süreye sığdırılması mümkün değildir. O halde münavebe iki yıl ve daha fazla süre için alınırken bu ürünlerin aynı yıl istihsal edilmiş olmalarının imkansızlığı karşısında daireye intikal eden birçok dosyada olduğu gibi, yıllık net gelir hesap edilirken, ürünlerin yıllık net gelirlerinin toplamı değil, istihsalde 12 aylık süreyi takip eden 12 aylık süreye sirayet ederek taşınmazını karşılamak (dengelemek) üzere herbirinin en çok %75'inin alınması gerekir.
Mahkemece bu hususlar gözönünde bulundurularak her iki bilirkişi kurulundan en çok iki yılda üç veya üç yılda dört ürün münavebesi uygulanan (bilirkişi kurullarınca münavebeye buğday ürünü de mutlak alınmak koşulu ile) ek raporlar alınmaması,
2-Hükme esas alınan bilirkişi raporlarında dava konusu taşınmaza %4,5 oranında kapitalizasyon faizi uygulanmak suretiyle değer biçilmiştir.
Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre, iklim şartları, topoğrafik yapısı ve bölgesindeki konumu (büyük yerleşim yerlerine uzaklığı vb.) dava konusu taşınmazın bulunduğu yerle benzer nitelikte olan, ülkemizin değişik yörelerindeki sulu tarım arazilerinin değerlendirilmesinde (değeri önemli şekilde etkileyen kanıtlanmış, farklı ve özel bir faktör bulunması hali hariç) kapitalizasyon faiz oranı %5 olarak alınmalıdır. Nitekim aynı bölgeden Dairemize gelen diğer dava dosyalarında uygulanan faiz oranı genelde %5'dir. Hal böyle iken, taşınmazın değerinin belirlenmesinde kapitalizasyon faiz oranının %5 yerine %4,5 oranı uygulanmak sureti ile fazla bedele hükmedilmesi,
3-Resmi kuruluştan dosyaya getirtilen ortalama verilere göre, patlıcan ürünün dekar başına verimi 3000 kg, ıspanak ürünün dekar başına verimi 1500 kg, taze soğan ürünün dekar başına verimi 900 kg, maydanoz ürünün dekar başına verimi 1500 kg, G.marul ürünün dekar başına verimi 1375 kg ve pırasa ürününün dekar başına verimi 2500 kg ve tere ürününün 1000 kg olarak alınması gerekirken bilirkişi raporunda daha yüksek üretim miktarları üzerinden hesaplama yapılarak taşınmaza fazla değer biçilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 5.2.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy