(2942 S. K. m. 11, 15) (3194 S. K. m. 18)
Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Birinci bilirkişi kurulu asıl raporunda dava konusu taşınmazın bulunduğu bölge, mevkii, konumu, ana ve tali yollara cephe durumuna göre piyasa araştırmaları sonucu m2'si 115.000.000 TL/m2 olarak bulunmuştur. Daha sonra alınan ek raporda ise, Çeltik 575 parsel sayılı taşınmaz değerlendirme için somut emsal seçilmiştir. Bu ek raporda, dava konusu taşınmazın 2981 Sayılı Yasanın 10/b maddesi uygulaması sonucu oluştuğu gözetilip haklı olarak imar parseli olduğu, somut emsal olarak alınan Çeltik 575 parsel sayılı taşınmazın ise henüz imar düzenlemesine konu edilmediği için kadastro parseli niteliği esas alınıp bu yönden denkleştirme bakımından emsalin bulunan değerine %35 oranında artış uygulanmak suretiyle ulaşılan 442.488.869 TL/m2 değer esas alınarak yapılan kıyasi karşılaştırma ile asıl raporda olduğu gibi dava konusu taşınmazın 115.000.000 TL/m2 değerinde bulunduğu sonucuna varılmış, daha sonra da isabetli olmayan bir takım gerekçelerle bu değerden %14 oranında indirim yapılıp, dava konusu taşınmaz için 98.900.000 TL/m2 değer bulunmuştur.
İkinci bilirkişi kurulu asıl raporunda ise üç adet emsal ile kıyasen değerlendirme yapılmış, dava konusu taşınmazın yukarıda açıklandığı üzere imar parseli olduğu kabul edilip, somut emsallerden Duaçınarı 1485 ve Davutdede 154 parsel sayılı taşınmazlar dışında kalan ve birinci bilirkişi kurulunca da somut emsal alınan Çeltik 575 parsel sayılı taşınmazın kadastro parseli olması nedeniyle bu emsalin endeksleme ile varılan değerine %35 oranında artış uygulanarak ulaşılan 446.146.000 TL/m2 değeri ile diğer iki emsalin endeksleme sonucu hesaplanan değerleri esas alınarak kıyaslama yöntemiyle dava konusu taşınmazın değeri 120.000.000 TL/m2 bulunmuş iken daha sonra alınan ek raporda dava konusu taşınmazda imar uygulaması sırasında %21,49 oranında zayiat oluştuğu gerekçesiyle tam olarak imar parseli olmadığı kabul edilip bu defa 575 parsel numaralı taşınmaz için yapılan %35 oranındaki eklemeye karşılık denkliği sağlamaya yönelik olarak dava konusu taşınmazın, bulunan zemin değerinden %14 oranında daha indirim yapılıp 103.200.000 TL/m2 değerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
Uygulamada dava konusu taşınmazın imar parseli olup emsalin bu nitelikte olmaması durumunda dava konusu taşınmazın imar uygulaması sırasında uğramış olduğu zayiat varsa emsal ile dava konusu taşınmaz arasında denge kurulması bakımından somut emsalin değerine dava konusu taşınmazın imar parseli durumuna gelirken fiilen uğradığı zayiatın eklenmesi gerekir. Mahkemece bu konuda inceleme yapmak üzere teknik bilirkişi olarak görevlendirilen Fen Bilirkişisi Tahsin Toker tarafından düzenlenen 3.12.2001 tarihli raporda, dava konusu taşınmazın 2981 Sayılı Yasanın 10/b maddesi uygulaması sonucu oluştuğu ve bu imar uygulaması nedeniyle davacı payında oluşan azalmanın %21,49'a tekabül ettiği saptanmıştır. Bu durumda imar parseli olan dava konusu taşınmaz ile somut emsal arasında bu yönde nitelik dengesi kurulurken dava konusu taşınmazın imar parseli haline gelmesi işleminde fiilen uğradığı alan zayiatı olan %21,49 oranı dikkate alınarak emsalin değerine en fazla bu oranda bir ekleme yapılması gerekirken her iki bilirkişi kurulu raporlarında zayiat ve değer artışının henüz imar düzenlemesine konu edilip edilemeyeceği belirsiz olan emsale izafe edilerek, önce İmar Kanunun 18.maddesinde öngörülen zayiat miktarının da en yüksek oranda (%35) kabulü ile emsalin ve dolayısı ile dava konusu taşınmazın değerinin artırılmış, sonra da kıyasen bulunan m2 değerden %14 oranında daha indirime gidilmiş olması,
2-Davalı idare tarafından 7.12.1999 tarihinde kamulaştırılan dava konusu taşınmaz ile aynı tarihli ve aynı kamulaştırma kapsamı içinde kalan, Yıldırım İlçesi, Yavuz Selim mahallesi 9899 ada 2 parsel için yakın değerlendirme tarihi (22.12.2000) itibariyle Bursa 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/64 esas ve 494 karar (Dairenin 2001/11475 esas-2002/195 karar) sayılı dosyasında 115.000.000 TL/m2 üzerinden hüküm kurulmuş ve bu hüküm Yargıtay denetiminden geçip onaylanmış iken yakın konumda bulunan dava konusu taşınmaz için (11.12.2000 değerlendirme tarihine göre) farklı nitelik göstermediği halde 98.900.000 TL/m2 esas alınarak hesap ve değerlendirme yapılmış olması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece, her iki bilirkişi kurulundan ayrı ayrı ve ilgisine göre yukarıda açıklanan esaslara uygun biçimde ek raporlar alınmalı, ek raporlar alındıktan sonra davacı vekilinin ulaşılan değerlerden düşük değeri içeren raporu kabul edip etmediği sorulmalı, kabul etmediği takdirde 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 15.maddesinde öngörülen biçimde yeniden bilirkişi kurulu oluşturularak alınacak 3.bilirkişi kurulu raporu sonunda ortalama değeri içeren rapor üzerinden hüküm kurulmalıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 26.4.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy