(2942 S. K. m. 10, 11, 29)
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Kanununun 4650 Sayılı Kanunla değişik hükümlerine dayalı olarak, kamulaştırma bedelinin mahkemece tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması ise davacı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz edenlerden davacı adına gelen olmadı. Davalı Vekili Av.Remzi Berktaş geldi. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
1-Kamulaştırma Kanununun 4650 Sayılı Yasayla değişik 10.maddesinin 8.fıkrasında, hak sahibi belli olan taşınmazlar yönünden, herhangi bir kayıt ve koşula bağlı tutulmadan, mahkemece kamulaştırma bedeli olarak tespit edilen miktarın peşin ve nakit olarak hak sahibi adına bankaya yatırılması için idareye 15 gün süre verilmesi, bedelin yatırılmasından sonra da taşımaz malın idare adına tesciline ve kamulaştırma bedelinin hak sahibine ödenmesine karar verilmesi öngörülmüş olup, mahkemenin kamulaştırma bedeli üzerinde, kararın kesinleşmesine kadar tedbir koyup bunun hak sahibine ödenmesini ertelemesi mümkün bulunmamaktadır. Hak sahibinin tespit edilememesi durumunda ancak, bedelin ileride ortaya çıkacak hak sahibine verilmek üzere bankada üçer aylık vadeli hesapta bloke edilip ödemenin ertelenmesi, Yasanın anılan maddesi hükmü uyarınca söz konusu olabilecektir. Olayımızda ise hak sahipleri bellidir.
Hal böyle iken mahkemece, kamulaştırma bedeli olarak belirlenen miktarın -hak sahibi tespit edilememiş gibi- 1 aylık mevduat hesabına yatırılıp bloke edilmesi ve bu bedelin hak sahiplerine kararın kesinleşmesinden sonra ödenmesi yolunda hüküm kurulmuş olması,
2-Taşınmaz üzerinde bulunan herbiri 10 yaşında 10 dut ve 20 yaşında 1 İğde ağacına maktuen değer verilmesi doğru ise de, bu ağaçların yaş ve cinsleri itibarıyla İl Tarım Müdürlüğü, Orman işletme Şefliği ve bu işle iştigal eden kurumlardan raiç değerlerinin sorularak bilirkişi raporunun denetlenmemiş olması,
3-Kendisini vekil ile temsil ettirmiş olan davalı yararına maktu tarife üzerinden avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin dikkate alınmamış olması,
4-Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Kanunla değişik 29.maddesi gereğince yargılama giderlerinden kamulaştırmayı yapan idare sorumlu olduğu halde bu giderlerden davalı tarafın sorumlu tutulması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı yararına takdir edilen 250.000.000 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 30.4.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy