(2942 S. K. m. 4, 11, 12)
Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Bilirkişi kurulu raporunda %4 olarak uygulanan kapitalizasyon faiz oranının mahkemece benimsenmeyip, bölgede sulu tarım arazilerinin değerlendirilmesinde %5 oranının esas alındığı resen gözetilerek buna göre hesaplama yapılmış olması uygun bulunmuştur.
Ayrıca dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-İrtifak kurulması nedeniyle taşınmazda meydana gelecek değer düşüklüğünün oran ve tutarının gerekçeleri ile belirtilmesi gerekir. İrtifak kurulması nedeniyle taşınmazda meydana gelecek değer düşüklüğünün oranı, taşınmazın cinsi, niteliği, kullanım şekli, irtifak hakkının niteliği (boru hattı, enerji nakil hattı vs.), taşınmazda kapladığı alan ve yeri, istikameti dikkate alınarak belirlenir. Yargıtay uygulamalarında, taşınmazın niteliğine uygun kullanımını önemli ölçüde etkileyen özel bir durum söz konusu olmaması halinde arazilerde irtifak nedeniyle olabilecek değer kaybının irtifaktan etkilenen alanın mülkiyet değerinin %35 ini aşmaması gerektiği kabul edilmektedir. Dava konusu taşınmazın tamamı 1800 m2 olup üzerinde kamulaştırma öncesi döneme ait 10.9.1987 tarihli 1160 m2'lik alanda T... lehine daimi irtifak hakkı tesis edilmiş olduğuna göre bu irtifakın taşınmazda oluşturacağı kaçınılmaz değer düşüklüğünün %20 oranında olması gerekirken bilirkişi kurulunca %2 oranında kabul edilerek bu oranda indirim yapılması,
2-Dava konusu taşınmazda davacıların murisi Ali K'ın 3/8 oranında payı bulunmakta olup, davacılar ise murisin 10/16 oranında mirasçılarıdır. Buna rağmen murisin payına düşen miktarın 10/16'sı için hüküm kurmak gerekirken gerekçesi gösterilmeden tamamı üzerinden hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 25.4.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy