(743 S. K. m. 27)
Dava: Dava dilekçesinde adın değiştirilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı Fikret Selçuk tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar; dava açtıkları 10.12.2001 havale tarihli dilekçelerinde, evlatlık olarak aldıkları velayetleri altında bulunan Gülcan'ın adının Özlem olarak değiştirilmesini istemişler davalarını tanık ve her türlü delille kanıtlayacaklarını beyan etmişler ve bu iddialarını ilk oturumda da tekrarlayarak, Gülcan'ı üç yıldır Özlem olarak çağırdıklarını ileri sürüp davalarının kabulünü talep etmişlerdir.
Medeni Kanununun 27. maddesine göre, haklı nedenin varlığı halinde adın değiştirilmesi mümkün olup, Yargıtay uygulamalarında kişinin toplum içerisinde bilinip tanındığı adı ile anılmayı istemesinin ve resmi işlemlerinde de kullandığı ada sahip olmasının haklı neden teşkil edeceği kabul edilmiştir. Çünkü herkes, etrafında tanındığı ve çağrıldığı adını yasaya aykırı olmadıkça resmen ve kayden taşımak hakkına da sahiptir.
Bu durumda mahkemece; davacıların göstereceği deliller toplanıp hasıl olacak sonuç doğrultusunda karar verilmesi gerekirken, herhangi bir delil toplanmadan yerinde bulunmayan gerekçelerle davanın reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.05.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy