(4721 S. K. m. 111)
Dava dilekçesinde 3.799.488.000 TL. alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Davalı vakıf, 1991-2000 yıllarına ait olup ödemediği teftiş ve denetleme giderlerine katılma payı nedeniyle davacı alacaklı tarafından ihbar veya ihtar edilmek suretiyle mütemerrit duruma düşürülmediğine göre, asıl alacak ile birlikte bu miktar üzerinden faize dava tarihinden hükmedilmesi ile yetinilmesi gerekirken, Türk Medeni Kanunu Hükümlerine göre Kurulan Vakıflar Hakkında Tüzüğün 22. maddesinin 6. fıkrasına dayanılarak her yıl için o yılın nisan ayından itibaren hesaplanan faizler de dahil edilmek suretiyle ulaşılan toplam miktar üzerinden faize hükmedilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.5.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy