(634 S. K. m. 20, 22, 28, 32)
Dava: Dava dilekçesinde itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava dilekçesinde, kat mülkiyeti kurulmuş bulunan anagayrimenkulde 27 adet bağımsız bölüme malik olan davalının ortak giderlerden payına düşeni ödemediği, hakkında yapılan icra takibini itiraz ile durdurduğundan bahisle itirazın iptali talep edilmiştir. Davalı taraf maliki olduğu bağımsız bölümlerde ısıtma sistemi olmadığını ve yakıt giderlerine 25 yıldır katılmadığını öne sürerek davanın reddini savunmuş, mahkemece 25 yıl yakıt gideri istenilmemiş olan davalının bağımsız bölümlerinin, merkezi kalorifer sisteminin doğalgaza dönüşümü işlemleri sırasında da sistem dışında bırakılmış olduğu gerekçesi ile yakıt gideri talep edilemeyeceği kabul edilerek karar verilmiştir.
Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan raporda, davalının mevcut kalorifer radyatörlerini sökmek sureti ile ortadan kaldırmış olduğu saptanmıştır. Dosyaya ibraz edilen tespit bilirkişisi raporuna göre ise ( İstanbul 3.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2000/226 D.İş sayılı dosyası ) davalıya ait bağımsız bölümler merkezi kalorifer sistemine dahil olup, ana şebeke borularının izole edildiğini, ayrıca bu bağımsız bölümlere müstakil kalorifer tesisatı yapıldığını ve doğalgaza geçiş sırasında davalıya ait bağımsız bölümler hariç bırakılmak suretiyle proje düzenlettirilip ilgili makama onaylatıldığı belirlenmiştir.
Projesine göre davalıya ait dükkanların kaloriferli inşa edildiği ve kalorifer borularının mevcut olduğu ancak radyatörlerinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Kat Mülkiyeti Kanununun 20.maddesinin 1.fıkrasının ( c ) bendinde, "kat malikleri ortak yer veya tesisler üzerindeki kullanma hakkından vazgeçmek veya kendi bağımsız bölümlerinin durumu dolayısıyla bunlardan faydalanmaya lüzum ve ihtiyaç bulunmadığını ileri sürmek suretiyle bu gider ve avans payını ödemekten kaçınamaz" denilmektedir. Öte yandan, dosyada mevcut yönetim planında da davalıyı, ortak kalorifer tesisatının giderlerine katılmaktan bağışık kılan bir hüküm bulunmadığı gibi, kat malikleri kurulu tarafından bu yönde bir karar da alınmış değildir.
Bu durumda, davalının diğer gider kalemleri yanında kalorifer tesisatının giderlerinden de payına düşeni ödemekle yükümlü tutulması gerekir iken, yasanın açık hükmüne karşın adalet kurallarından söz edilerek bu giderleri ödememesi gerektiğinin kabulü doğru görülmemiştir.
Bundan ayrı, davalı tarafından yapılan kısmi ödemenin tam ve doğru tarihinin ( 19.7.2000 ve 5.2.2001 ) saptanması ve gecikme tazminatının hesaplanmasında bu tarihin esas alınması gerektiğinin düşünülmemiş olması da usul ve yasaya aykırıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.1.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy