(3194 S. K. m. 18) (2942 S. K. m. 11)
Dava: Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurulmasına yeterli değildir.
Şöyle ki;
1-Kamulaştırılan 4490 parsel numaralı taşınmazın arsa niteliğinde olup olmadığının araştırılmasına yönelik olarak mahkemece Belediye Başkanlığına yazılan yazıya verilen cevapta dava konusu olmayan 4290 Sayılı parselle ilgili bilgi verilmiş olduğu halde, Bu hususta Belediye Başkanlığına yeniden yazı yazılarak 4490 parsel sayılı taşınmazın durumu ile ilgili tüm bilgilerin sorulup arsa vasfında olup olmadığı şüphe ve tereddüte yer bırakmayacak şekilde saptanmadan arsa olduğu kabul edilerek değerlendirme yapılmış olması,
Kabule göre de;
2-Arsa niteliğinde kabul edilen taşınmazın, Kamulaştırma Yasasının 11. maddesinin (g) bendi uyarınca, kamulaştırma (değerlendirme) gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre yöntemince karşılaştırma yapılarak bulunan değerinden, imar Yasanının 18. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca düzenleme ortaklık payına tekabül edecek oranda indirim yapılması gerekip gerekmediğinin tespiti bakımından, Belediye İmar Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden, 3898 parsel sayılı emsal taşınmazın, Bilirkişi kurullarınca somut emsal alınan satışının yapıldığı 16.9.1988 tarihinde; dava konusu taşınmazın da değerlendirmeye esas alınan 30.1.2001 tarihi itibariyle imar düzenlenmesi sonucu oluşmuş parseller olup olmadıklarının, ayrıca, dava konusu taşınmaz değerlendirme tarihinde henüz imar düzenlemesi görmemiş kadastrol parsel ise bunun imar içinde yer aldığı bölgeye ve diğer niteliklerine nazaran İmar Yasasının 18. maddesi uyarınca düzenlemeye konu edildiğinde tabi olacağı düzenleme ortaklık payı oranının ne olduğunun sorulup saptanması gerekir.
Araştırma sonucunda, somut emsal ile dava konusu taşınmazın imar durumları açısından aynı nitelikte olduklarının anlaşılması halinde, düzenleme ortaklık payı karşılığı olarak taşınmazın alanından veya değerinden herhangi bir indirim yapılması gerekmez. Ancak, emsal taşınmazın satış tarihi itibariyle imar parseli olmasına karşın, dava konusu taşınmazın bu nitelikte olmadığının saptanması durumunda, her iki taşınmaz arasında imar yönünden denklik sağlamaması için dava konusu taşınmazın belirlenecek değerinden, yapılacak olan indirim somut emsalin düzenleme sebebiyle uğramış olduğu zayiat oranında olmayıp, dava konusu taşınmazın düzenlemeye konu edildiğinde uğrayacağı (belediyece bildirilecek) zayiat oranında olacaktır. Zira, emsalin uğradığı imar zayiatı dava konusu taşınmazın değerini değil emsalin değerini ilgilendirmektedir.
Bu bakımdan bilirkişi raporlarında,, yeterli araştırma yapılmadan, dava konusu taşınmaz kadastrol parsel kabul edilerek ve imar parseli olan emsalin düzenleme sırasında uğradığı %11,7561 oranındaki kayıp esas alınarak dava konusu taşınmazdan da bu oranda indirim yapılarak sonuca ulaşılmış olması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece, (1) numaralı bozma bendine göre yapılacak araştırma sonunda taşınmazın arsa niteliğinde olduğunun anlaşılması halinde (2) numaralı bozma bendi doğrultusunda toplanacak bilgi ve belgelerin ışığında bilirkişi kurullarından ek raporlar alınmalı; taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunması durumunda da, olduğu gibi kullanılması halinde sağlayacağı net gelir üzerinden bilimsel yöntemle taşınmazı değerlendiren bilirkişi kurulları raporları alınmalı ve bu raporların uygunluğu da denetlenip hasıl olacak sonuca göre ve davalı yararına kazanılmış hak da gözetilmek suretiyle karar verilmelidir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.4.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy