(2942 S. K. m. 11) (3194 s. İmar K. m. 18, 19) (1319 s. EVK. m. 12)
(YİBBGK. E : 1996/3, K : 1998/1, 17.04.1998)
Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-Taşınmaz arsa niteliğinde kabul edilerek ona göre değerlendirme yapan bilirkişi raporlarına dayanılarak hüküm kurulmuş ise de; bu konuda herhangi bir inceleme yapılmamış bilirkişilerin mücerret beyanına itibar edilmiştir.
Bakanlar Kurulunun Yargıtay'ca kısmen benimsenen 28.2.1983 gün ve 1983/6122 sayılı kararı uyarınca, imar planında yer almayan bir taşınmazın, arsa sayılabilmesi için belediye veya mücavir alan sınırları içinde olmakla beraber, belediye hizmetlerinden (belediyece etrafının meskun olduğu veya meskun hale getirileceği için sunulan yol, su, elektrik, ulaşım, çöp toplama, kanalizasyon, aydınlatma vs.) yararlanan ve meskun yerler arasında yer alması gerekir.
Taşınmaz belediye nazım imar planı içinde ise, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 17.4.1998 gün ve 1996/3-1998/1 Sayılı Kararı uyarınca, bu plan kapsamına alındığı tarih ve plandaki konumu, altyapı hizmetlerinden yararlanma ve ulaşım olanakları, belediye merkezine uzaklığı, kullanım biçimi itibariyle iskan amacına yönelik yapılaşma olasılıkları da değerlendirilmek üzere araştırılmalıdır.
Bu hususlar Belediye Başkanlığından ve diğer ilgili mercilerden sorulup alınacak cevap yazılarına göre taşınmazın arsa niteliğinde olup olmadığının tespit edilmemesi,
Kabule göre de;
2-Bilirkişi raporlarında emsal alınan 20 ve 21 parsel numaralı taşınmazlar ile dava konusu taşınmazın bulundukları semtler çok farklı istikamette olup, dava konusu taşınmazın konumu, nitelik ve yüzölçümü itibariyle daha uygun emsaller bulunabileceği gözetilmeden bu taşınmazları somut emsal alarak değerlendirme yapan bilirkişi raporlarına göre hüküm kurulmuştur.
Kamulaştırma Yasasının 11.maddesi (g) bendine göre arsalarda dava konusu taşınmazla karşılaştırılacak taşınmazların emsal niteliğinde olması zorunluluğu vardır. Emsalin sözcük anlamından da anlaşılacağı üzere, dava konusu taşınmaza, örnek teşkil edebilecek nitelikte olması gerekir. Örneğin, benzer yüzölçümlerde, bitişik ya da yakın adalarda bulunmak, aynı imar müsaadesine sahip olmak, fiyatlarda en azından yaklaşık değerde olmak gibi nitelikler "emsal" in seçilmesine esas alınması gereken unsurlardandır. Bilirkişi raporlarına göre dava konusu taşınmaz ana yola cepheli, alt yapısı mevcut ve her türlü inşaat yapmaya müsait iken emsal taşınmazlar anayoldan uzak ve altyapıları hiç yapılmamıştır. Yenişehir gibi gelişmekte olan ilçelerde dava konusu taşınmaza daha yakın ve benzer niteliklerde olan taşınmazların bulunmadığı söylenemez. Bu nedenle resen araştırma yapılmak suretiyle dava konusu taşınmaza emsal olabilecek taşınmazlar bulunup tapu kayıtları dosyaya getirtilip bunların bilirkişi incelemesine konu edilmesi gerekirken, yanıltıcı unsuru yüksek olan düşük değerli taşınmazların emsal alınması,
3-Bilirkişi raporlarında emsal alınan 20 ve 21 parsel sayılı taşınmazların satışlarına esas tapu kayıtlarının getirtilip bilirkişi raporlarının denetlenmemesi,
4-Dosya içerisinde bulunan ve davalı idare tarafından sunulan dava konusu taşınmazın tapu kaydına göre üzerinde S.. Esnaf ve Sanatkarlar K.. Kooperatifi lehine ipotek mevcut olduğu halde, Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilen tapu kaydında böyle bir ipotek şerhi mevcut değildir. Tapu Kayıtları arasındaki bu farklı durumun giderilip şayet, taşınmaz üzerinde halen ipotek şerhi mevcut ise bu ipoteğin artırılan bedele yansıtılmaması,
5-Dava konusu taşınmaz tapuda 167 Ada 36 parsel olarak kayıtlı iken kararda 414 ada 36 parsel olarak yazılması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 7.5.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy