(2942 S. K. m. 11, 15) (3194 s. İmar K. m. 18)
Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davalı Vek.Av.Mesut Küçük geldi. Aleyhine temyiz olunan davacı adına gelen olmadı. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Dava konusu taşınmaz, M... Belediye Başkanlığının 12.7.2000 tarihli yazılarında 27.10.1987 tarihinde onanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planında yol ve kaptaj alanında kaldığı belirtilmiş olup, bu durumda umuma su sağlayan bir yer olması ve bu amaçla 1/1000 ölçekli imar planına alınmış bulunması nedeniyle imara açılması da söz konusu değildir. O halde, herhangi bir taşınmazın arsa sayılabilmesi için en önemli ve ayırıcı nitelik olan iskan bu taşınmaz üzerinde mümkün olamayacağından arsa olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmalıdır. Nitekim, Dairemizin aynı bölgede kaptaj alanında kalan taşınmazlarla ilgili incelenen Kayseri 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1994/910-1077 (Dairemizin 1997/5899-6687), Kayseri 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/672 esas-1998/20 karar (Dairemizin 1998/8665-9432) Kayseri 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/607 esas-2000/87 karar (Dairemizin 2001/1813-3305) sayılı dosyalarında da değerlendirme arazi olarak yapılmış, ancak mücavir alan içinde olduğu için objektif nedene dayalı artırıma konu edilmişlerdir.
Yukarıdaki hususlar dikkate alınmadan tarım arazisi olarak değerlendirilmesi gereken taşınmazı arsa olarak değerlendiren bilirkişi kurulu raporları esas alınarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı yararına takdir edilen 250.000.000 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 7.3.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy