(2942 S. K. m. 11, 15)
Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Kamulaştırma Kanununun 11.maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendi hükmü uyarınca tarım arazisi niteliğindeki taşınmazların kamulaştırma (değerlendirme) tarihindeki mevki ve şartlarına göre olduğu gibi kullanılması halinde sağlayacağı net gelir üzerinden kapitalizasyon faizi uygulanmak suretiyle ve bilimsel yöntemle değerin aynı Yasanın 15.maddesi hükmü uyarınca seçilecek bilirkişi kurullarına tespit ettirilmesi, bilirkişi kurulu raporlarında belirlenen değerde açık bir isabetsizlik bulunması ya da bilirkişi kurulunun belirlediği değer ile takdir komisyonunca takdir edilen değer arasında önemli bir oransızlık bulunması halinde yeniden bilirkişi kurulu oluşturulup değer tespit ettirilmesi, bilirkişi kurulları raporlarında noksanlık ve hata bulunması halinde bu hususların ek raporlarla düzeltilmesi yoluna gidilmesi ve raporlar arasında farklılık bulunması halinde de gerektiğinde üçüncü kez oluşturulacak bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılıp yeniden değer belirlenmesi ve bu halde de ortalama değeri ifade eden rapor üzerinden hüküm kurulması gerekir. Hakimin aynı yöredeki başka bir dosyada aynı değerlendirme tarihi itibarı ile farklı değere ulaşıldığını tespit etmesi halinde, önceki değer kesinleşmiş olsa dahi, kendiliğinden, kesinleşen dosyadaki değeri esas alıp bilirkişi kurulları raporlarından farklı bir şekilde hüküm kurması mümkün olmayıp, kesinleşen dosyada ulaşılan miktar ile bu dosyada bilirkişilerin belirledikleri miktarlardaki farklılık nedeninin yine bilirkişilerden ek rapor alınarak açıklığa kavuşturulması ve varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir.
Hal böyleyken, somut olayda bilirkişi kurulları raporlarında ulaşılan sonuca itibar edilmeyerek, aynı yöredeki başka parsellerle ilgili olarak tespit edilen bedel üzerinden hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 7.5.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy