(4721 S. K. m. 39, 40) (1587 S. K. m. 46) (743 S. K. m. 29)
Dava dilekçesinde adın ve cinsiyetin düzeltilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili, 20.8.2001 tarihli dava dilekçesinde; müvekkilinin yurt dışında geçirdiği transformasyon ameliyatı ile kadın olan cinsiyetini erkek olarak değiştirdiğini iddia ederek nüfus kaydındaki cinsiyetinin ve Yasemin olan adının Yasin olarak düzeltilmesini istemiş, bu konuda yurt dışında aldığı raporların noterden onaylı örneklerini dilekçeye eklemekle birlikte davasını her türlü delille kanıtlayacağını ileri sürmüş, dinlenen tanık dahi davacının iddiasını doğrular yönde beyanda bulunmuştur.
Mahkemece; dava, doğumdan sonra meydana gelen cinsiyet değişikliğinin asgari sağlık kurulu raporu ile belgelendirilmesi halinde nüfusta gerekli düzeltmenin yapılabileceği davacı vekilinin müvekkilinin cinsiyetinin değiştirilmesi yönünde sağlık kurulu raporu aldırılması talebinde bulunmadığı ve mevcut deliller doğrultusunda cinsiyet değişikliğinin mümkün olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçeleri ile reddedilmiştir.
Oysa; cinsiyet değişikliğine ilişkin davalar, diğer kayıt düzeltme davaları gibi kamu düzeni ile yakından ilgili bulunduğundan, hakim istekle bağlı kalmayarak kendiliğinden de yapacağı araştırma sonucu toplayacağı delillerle varacağı uygun sonuç doğrultusunda karar vermek durumundadır. Buna göre mahkemece, 743 Sayılı Türk Medeni Yasasının 29.maddesinin ikinci fıkrasında yer alan doğumdan sonra meydana gelen cinsiyet değişikliğinin, sağlık kurulu raporu ile belgelendirilmesi halinde nüfus sicilinde gerekli düzeltmenin yapılacağı hükmü de gözetilerek davacının, ibraz ettiği deliller ve raporlar yeterli bulunmadığı takdirde, davasını kanıtlayıcı yeni deliller istenilip, ayrıca tam teşekküllü bir üniversite hastanesine sevki de sağlanarak dava konusunda sağlık kurulu raporu aldırılıp, hasıl olacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile ve yerinde bulunmayan gerekçelerle davanın reddi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.6.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy