(4721 S. K. m. 111) (743 S. K. m. 78) (818 S. K. m. 101, 102)
Dava dilekçesinde 4.914.300.000 TL. alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı ve davacı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Davalı vakıf, 1991 ile 1999 yıllarına ait olup ödemediği teftiş ve denetim giderlerine katılma payı nedeniyle davacı alacaklı tarafından ihbar veya ihtar edilmek suretiyle mütemerrit duruma düşürülmediğine göre; asıl alacak üzerinden faize dava tarihinden hükmedilmesi ile yetinilmesi gerekirken, Türk Medeni Kanunu Hükümlerine Göre Kurulan Vakıflar Hakkındaki Tüzüğün 22.maddesinin 6.fıkrasına dayanılarak her yıl için nisan ayından itibaren hesaplanan faizin asıl alacağa ilavesi ile toplam üzerinden faize faiz de yürütülecek şekilde dava tarihinden kanuni faizi ile birlikte hükmedilmiş olması,
2-Davacı lehine ücreti vekalete, karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre hükmedilmesi gerekirken, dava tarihindeki tarifenin esas alınarak az hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davalı tarafa iadesine, 17.6.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy