(743 S. K. m. 627, 628) (4721 S. K. m. 698, 699)
Dava: Dava dilekçesinde ortaklığın giderilmesi istenilmiştir. Mahkemece satış suretiyle ortaklığın giderilmesi cihetine gidilmiş, hüküm davalı Macit T. tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava, taşınmaz mal ortaklığının aynen olmadığı takdirde satış yoluyla giderilmesi istemine ilişkindir.
Taşınmaz üzerinde dört bağımsız bölümden oluşan iki katlı kargir bir yapı mevcuttur. Tapu kaydının beyanlar hanesinde bu yapının paydaşlardan Yaşar T. ile dava dışı İlyas E. tarafından yapıldığına dair şerh düşülmüş olup, bu konuda paydaşlar arasında herhangi bir anlaşmazlık da bulunmamaktadır.
Dosyada toplanan tüm belge ve bilgilere göre, mahkemece taşınmazdaki ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
Ancak;
1-Taşınmazın üzerindeki yapının paydaşlardan salt Yaşar T. ile dava dışı İlyas E'ye ait olduğu konusunda tapuda şerh bulunduğu ve bu hususun tüm paydaşlarca da kabul edildiği gözetilerek, dava tarihi itibariyle zemin ile yapı değerinin ayrı ayrı tespit edilip her iki değerin toplanması suretiyle taşınmazın tüm değeri saptandıktan sonra, bu toplam değer yapı bedeline ve zeminin değerine ayrı ayrı oranlanarak yüzde itibariyle ne kadarının zemine ve ne kadarının yapıya isabet ettiğinin belirlenmesi, satış bedelinin dağıtımında da bulunan bu yüzde oranlar gözönünde tutularak yapıya isabet eden kısmın yapı sahiplerine, zemine isabet eden kısmın da tüm paydaşlara payları oranında verilmesi gerektiği düşünülmeden, bilirkişinin bu hususları dikkate almayan yetersiz raporuna dayanılarak hüküm kurulması,
2-Kabule ve tapu kaydı içeriğine göre, taşınmaz üzerindeki yapıda hak sahibi olan dava dışı İlyas E'nin, ölmüş olduğu anlaşıldığından mirasçılarının saptanıp, yöntemince davaya katılmalarının sağlanmasının düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.5.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy