(634 S. K. m. 20, 22)
Dava: Dava dilekçesinde itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava, 1998 yılı Haziran-Aralık dönemine ait 7 aylık aidat ile 1999 yılı Temmuz, Ağustos, Eylül Ayları aidatları ve ayrıca 1999 yılı Ağustos ayından başlayarak 5 taksit halinde ödenmesi gereken onarım gideri karşılığı olmak üzere toplam 904.800.000 TL. borcunu ödemediği iddiasıyla kat maliki davalı hakkında yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icranın devamına ve yasal faiz ile birlikte gecikme tazminatının tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir.
Yaptırtılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, takibe konu olan 904.800.000 TL. aidat ve onarım gider borcunun takipten önce fazlasıyla yönetime ödendiğinin saptandığı ve fazla ödenen miktarın mahsubundan sonra yasal faiz ve gecikme tazminatı olarak davalının bakiye 1.832.800.000 TL. borcunun kaldığı belirtilmiş, mahkemece de bu bilirkişi saptaması esas alınarak tespit edilen miktar üzerinden takibin devamına karar verilmiştir.
Geri çevirme kararı üzerine getirtilen bilgi ve belgelerden davaya konu teşkil eden aidat ve onarım giderlerinin saptandığı kat malikleri kurulu toplantılarına davalının katılmadığı anlaşılmış, bu toplantılarda alınan kararların ve söz konusu giderlere ilişkin olarak düzenlenmiş işletme projesi varsa bunun davalıya tebliğ edildiğini gösteren herhangi bir kanıta da bu belgeler arasında rastlanılmamıştır.
Kat Mülkiyeti Yasasının 20. maddesi uyarınca ödenmeyen ortak gider ve aidat borcu üzerinden alınması gereken aylık %10 gecikme tazminatının hesaplanmasında, buna ilişkin işletme projesi davalıya tebliğ edilmişse bu tarihin, ortak gider alacağı kat malikleri kurulu kararına dayanıyor ve davalı karara katılmış ise karar tarihinin, katılmamış ise kararın tebliğ edildiği ya da borcun herhangi bir şekilde davalıya bildirildiği tarihin başlangıç günü alınması Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamaları gereğidir.
Mahkemece, davalının borcunu öğrenip öğrenmediği araştırılarak yukarıda açıklanan şekillerden biri ile borcunu öğrendiğinin saptanması halinde faiz ve gecikme tazminatının bu öğrenme tarihi itibariyle hesaplanıp bulunacak miktara hükmedilmesi, aksi halde, davalının asıl borcu ödediği tarihte borca muttali olduğunun kabulü ile faiz ve gecikme tazminatına yönelik isteminde reddine karar verilmesi gerekirken, yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan söz konusu aidat ve ortak gider borçlarının ait oldukları tarihlerden itibaren davalının faiz ve gecikme tazminatından sorumlu bulunduğu sonucuna varılıp buna göre hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 9.5.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy