(2942 S. K. m. 11)
Dava: Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1- Dava konusu olan 194 numaralı taşınmazın tapudaki miktarı 2008 m2'dir.
Fen bilirkişinin yaptığı ölçüme göre ise alanı 2831,03 m2 olarak belirlenmiştir. Bu çelişkinin idari veya adli yönden giderilmesi için davacı tarafa süre verilip tapuda oluşacak gerçek miktarın tamamının mı yoksa ne kadarlık bir bölümünün kamulaştırıldığının saptanıp krokiye bağlanmasından sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözardı edilmesi,
2- Gerek kıymet takdir komisyonu raporunda, gerekse bilirkişi kurulu raporunda 250 numaralı parselin tamamı kapama armut bahçesi, 194 sayılı parselin ise takdir komisyonu raporunda tarla, bilirkişi kurullarının, raporlarında kapama armut bahçesi olarak değerlendirilmiş, zemin üzerinde bulunan çok sayıda diğer meyveli ağaçlara da ayrıca maktuen değer biçilmiştir.
Kamulaştırma Yasasının kıymet takdiri esaslarını düzenleyen 11. maddesinin 3. fıkrası (f) bendi uyarınca; arazilere, olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelire göre değer biçilmesi gerekir. Bu duruma göre, taşınmazlarda bulunan çeşitli meyve ağaçlarından verim çağına gelmiş olanların sayılarına göre normal sıklıkta kaplayacağı alan belirlenip karışık kapama meyve bahçesi, kalan kısmında kapama armut bahçesi olarak değerlendirilmesi gerekirken, taşınmazların tamamının kapama armut bahçesi kabul edilip üzerindeki ağaçlara da maktuen bedel verilmesi,
3- Hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaza %4,5 oranında kapitalizasyon faizi uygulanmak suretiyle değer biçilmiştir.
Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre, iklim şartları, topoğrafik yapısı ve bölgesindeki konumu (büyük yerleşim yerlerine uzaklığı v.b.) dava konusu taşınmazın bulunduğu yerle benzer nitelikte olan, ülkemizin değişik yörelerindeki sulu tarım arazilerinin değerlendirilmesinde, (değeri önemli şekilde etkileyen kanıtlanmış, farklı ve özel bir faktör bulunması hali hariç) kapitalizasyon faiz oranı %5 olarak alınmaktadır. Nitekim, aynı bölgeden Dairemize gelen diğer dava dosyalarında uygulanan faiz oranı genelde %5tir. Hal böyle iken, taşınmazın değerinin belirlenmesinde kapitalizasyon faizi oranının %5 yerine % 4,5 oranı uygulanmak suretiyle fazla bedele hükmedilmesi,
4- 194 sayılı parselin tapuda yazılı miktarının tamamı kamulaştırma alanı içinde kaldığı halde mevcut durumu itibariyle artan kısımdan söz edilerek %20 oranında değer düşüklüğünü öngören rapora göre fazla artırıma karar verilmesi,
5- Resmi kuruluştan dosyaya getirtilen ortalama verilere göre, armutun dekar başına ortalama verimi 3200 kg alınması gerekirken bilirkişi kurullarının daha yüksek üretim miktarları üzerinden hesaplama yaparak düzenledikleri raporlara itibar edilerek taşınmaza fazla değer biçilmesi,
6- 250 sayılı parsel kısmen kamulaştırma nedeniyle yola cepheli hale gelmesinden dolayı değer kazanmıştır. Bilirkişi kurulunca arta kalan kesimdeki değer artışı üzerinde durulmamıştır. Mahkemece bilirkişi kurulundan bu konuda ek rapor alınıp belirlenecek orana göre kamulaştırma bedelinden indirim yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden kamulaştırma bedelinin fazla arttırılması,
7- Dava konusu taşınmazlara ait kamulaştırma evrakının Fahrettin Uslu dışındaki davacılara tebliğ edildiğine dair belgeler kamulaştırmayı yapan idareden temin edilmeden davanın süresinde açıldığının kabulü ile bedel artırımına karar verilmesi,
8- Dosyaya getirtilen tapu kaydının incelenmesinde malik olarak gözüken Fadiliye Uslu, Mustafa Uslu, Fatma Karakaş, Fahrettin Uslu ve Hasan Uslu ile dava dilekçesinde davacı olarak gösterilen kişilerin aynı kişiler olup olmadıkları ve ölen tapu malikleri varsa davacılarla bağlantılarını sağlayacak mirasçılık belgesinin dosya içerisine getirtilip davacıların aktif husumet ehliyetlerinin olup olmadığının denetlenmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.05.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy