(2942 S. K. m. 11, 15) (634 s. KMK. m. 46)
Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporlar hüküm kurmaya yeterli değildir.
Şöyle ki;
1-Birinci bilirkişi kurulu raporunda emsal alınan taşınmazlardan 3797 ada 4 parsel ile 1946 ada 3 parselin nitelikleri belirlenmediği gibi dava konusu taşınmaz ile üstün ve eksik yönleri de tartışılmamıştır. Emsal alınan 6 ada 76 parselin ise üzerinde kat mülkiyeti tesis edilmiş işhanındaki dükkan satışı olduğu anlaşılmaktadır. Kat Mülkiyetli yapılardaki bağımsız bölüm satışlarında binanın niteliği, inşaat kalitesi, bağımsız bölümlerin iç düzeni, cephesi vs. gibi özellikleri fiyatının belirlenmesinde etkili olup, asıl olan zemin değerini saptamak için taşınmazın tüm satış bedelinden bina değerinin düşülmesi suretiyle belirlenecek zemin değeri dahi sadece arsa özelliği ağırlıklı olan dava konusu taşınmaz ile karşılaştırılmasında yanılgıya sebebiyet verecek niteliktedir ve arsa değerlendirilmesinde emsal olamaz. Kaldı ki, taşınmazın satış değerinden bina değeri Kat Mülkiyeti Yasasının 46. maddesinin son fıkrasında öngörülen usule uygun olarak da düşülmemiştir.
2 ve 3. bilirkişi kurulu raporlarında ise emsallerin nitelikleri belirlenmemiş dava konusu taşınmaz ile üstün ve eksik yönleri tartışılmadan genel ifadelerle değerlendirme yapılmıştır.
Mahkemece, tarafların gösterecekleri emsaller arasından veya resen emsal araştırması yapılarak bulunacak uygun emsalin dava konusu taşınmazla yöntemine uygun şekilde karşılaştırılması yapılmak üzere bilirkişi kurullarından ek raporlar alınmadan hüküm tesisi,
2-Dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla emsal taşınmazların satış tarihi itibarıyla İmar Yasasının 18. maddesinin uygulanması sonucu oluşmuş imar parselleri olup olmadıkları araştırılarak emsalin imar parseli olup da dava konusu taşınmazın bu nitelikte olmaması halinde, dava konusu taşınmazın yapılacak karşılaştırmadan sonra bulunacak değerinden İmar Yasasının 18. maddesinin ikinci fıkrası gözetilerek düzenleme ortaklık payına tekabül edecek oranda indirim yapılması gerektiği de dikkate alınmaması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6.6.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy