(2942 S. K. m. 11, 15)
Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemeleri sonucunda düzenlenen raporlar yasa hükümlerine uygundur.
Taşınmazın tarım arazisi niteliğinde kabulü ile olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri dikkate alınarak bilimsel yöntemle değerinin tespitinde ve buna göre kamulaştırma parasının arttırılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak,
Dava konusu taşınmaz için kıymet takdir komisyonu raporunda 1.700.000 TL/m2 değer takdir edilmiş, mahallinde yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi kurulu asıl raporunda ayırım yapılmadan 2.599.245- TL/m2 değer biçilmiş iken ek raporunda taşınmazın kapama üzüm bahçesi niteliğinde görülen 5000 m2 sine 4.017.200 TL/m2 değer belirlenmiş olup mahkemece bilirkişi kurulunun bu değerlendirmesi esas alınarak hüküm kurulmuştur.
Kamulaştırma Yasasının 15.maddesinin 11.fıkrası hükmüne göre bilirkişi kurulu tarafından belirlenen bedel ile takdir komisyonunun takdir ettiği kıymet arasında önemli bir oransızlık bulunduğu takdirde (Yargıtay uygulamalarına göre bir mislini aşan) aynı usullerle yeni bilirkişi kurulu oluşturularak kıymet takdiri yaptırılması gerekir. Taşınmazın üzüm bağı olarak nitelendirilen 5000 m2 lik bölümü yönünden bilirkişi raporunda saptanan değer ile kıymet takdir komisyonunca belirlenen kıymet arasında bir mislini aşan önemli oransızlık bulunduğundan yukarıda sözü edilen yasa hükmü uyarınca yeni bir bilirkişi kurulu oluşturulup bu kurulca da değerlendirme yapıldıktan sonra duruma göre raporlar arasında farklılık bulunduğu ve davalının düşük değerli raporu da kabul etmediği takdirde üçüncü kez bilirkişi incelemesi yaptırtılıp bu üç rapordan ortalama değeri ifade eden rapor esas alınarak hüküm kurulması gerekirken mahkemece tek raporla yetinilip hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.5.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy