(634 S. K. m. 45) (1086 S. K. m. 73)
Dava: Dava dilekçesinde baz istasyonu kurulmasının durdurulması ve sökülmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava dilekçesinde, kat mülkiyetli anagayrimenkulün çatısına davalı şirketin, bütün kat maliklerince oybirliğiyle verilmiş bir karar alınmadan yapılan kira sözleşmesine dayalı olarak baz istasyonu kurduğu ileri sürülüp, sağlığa da zararlı olan bu tesisin faaliyetinin durdurulmasına ve sökülüp kaldırılmasına karar verilmesi istenilmiştir.
Mahkemece yerinde yaptırtılan inceleme sonunda düzenlenen bilirkişi raporunda öngörülen saptama ile yetinilip, başkaca bir inceleme ve araştırmaya gerek görülmeden davanın kabulüyle apartmanın çatısı üzerinde kurulan cep telefonu baz istasyonunun sökülüp kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kat Mülkiyeti Kanununun 45. maddesinde, anagayrimenkulün bir hakla kayıtlanması veya ortak yerlerinin kiralanması gibi önemli yönetim işlerinin ancak bütün kat maliklerinin oybirliğiyle verecekleri karar üzerine yapılabileceği öngörülmüştür. Yargıtay uygulamalarında da, tüm ortak yerlerin her ne amaçla olursa olsun kiraya verilmesinde yasanın bu kuralına uyulması aranmaktadır. Bu bağlamda ortak yerin oybirliği sağlanmadan kiraya verildiği iddiasıyla açılacak davalarda kiracının yanı sıra, kiralama kararına olumlu oylarıyla katılan kat malikleri ve kiralayanın da hasım gösterilmesi gerekir.
Somut olayda, mahkemece, çatıya baz istasyonu kurulması ve davalı şirkete kiraya verilmesi için oybirliği sağlanmadan alındığı bildirilen, 26.10.1999 tarihli kat malikleri kurulu kararına olumlu oylarıyla katılan tüm kat maliklerinin ve dava konusu yeri kiralayan yöneticinin davaya dahil edilmeleri sağlandıktan sonra bu kararın tapudan getirtilecek malikler listesine göre bütün kat maliklerinin oybirliğiyle verilmiş bir karar olup olmadığı incelenmeli ve tarafların gösterecekleri tüm kanıtlar da toplanıp hasıl olacak duruma göre bir karar verilmelidir. Taraf teşkili tamamlanmadan ve eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.02.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy