(2942 S. K. m. 11, 12, 15) (1136 s. AK. m. 164)
Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme ile alınan raporlar hükme yeterli değildir. Şöyle ki;
1- Aynı amaçla kamulaştırılan, aynı mevkide bulunan ve birbirine komşu olan taşınmazlarla ilgili olarak açılan davalarda, aynı değerlendirme tarihi itibariyle benzer sonuçlara ulaşılması, oluşabilecek küçük farkların da makul gerekçelerle açıklanması gerekir. Dairece daha önce incelenen Mersin 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/66-661 sayılı (Dairenin 2000/9481 Esas) dava dosyasında bilirkişi kurulları tarafından, dava konusu taşınmaza komşu olan 381 parsel sayılı taşınmaza 10.000.000 TL/m2 değer belirlenmiş iken Mersin 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/725-2000/364 sayılı (Dairenin 2000/10702 esas) dava dosyasında 15.000.000 TL/m2 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/787-2000/560 sayılı (Dairenin 2000/9485 Esas) dosyasında 25.000.000 TL/m2, Mersin 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/788-2000/338 sayılı (Dairenin 2000/10703 Esas) dosyasında 8.000.000 TL/m2 ve 380 nolu parsel için Mersin 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/742-2000/365 sayılı (Dairenin 2000/10704 Esas) dosyasında 14.000.000 TL/m2 değer tespit edilmiş, incelemeye konu bu dosyada ise sözü edilen 380 ve 381 parsel sayılı taşınmazlardan herhangi bir farklı niteliği saptanmayan 371 parsel sayılı taşınmaz için 17.000.000-25.000.000 TL/m2 değer belirlenmiştir. Birbirine komşu olan taşınmazlar için bilirkişi kurulları tarafından böyle farklı değerler belirlenmiş olması sözü edilen davalardaki talep miktarları da dikkate alındığında, değerlendirmenin gerekli özen ve dikkat gösterilmeden yapıldığını, bilirkişilerin taşınmazın gerçek değerini bulmak yönünde bir çaba sarfetmeyip,her davada talep edilen m2 değerine ulaşılacak biçimde değerlendirme yaptıkları izlenimi vermekte olup, dava konusu 371 parsel sayılı taşınmazın başka bir paydaşı tarafından açılmış olan dava sonunda aynı tarih itibariyle (Mersin 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/777-450 sayılı Dairenin 2000/11515 Esas) 15.750.000 TL/m2 değer biçilmiş olduğundan bu kez belirlenen farklı değerler, aynı taşınmazın paydaşları arasında sağlanması gereken adalete de aykırı düşmektedir. Bu tür, inandırıcı olmayan değerlendirmeler içeren raporlara dayanılarak hüküm kurulmuş olması,
2- Kamulaştırma öncesinde "bahçe yolu", "kuyu yolu" ve "hususi yol" ile çevrili olan taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan kısmı, "Okan Merzeci Bulvarı" na geniş bir cephe kazanmaktadır. Bu durumun bir değer artışı yarattığının kabulü gerekirken, bilirkişi raporlarında yetersiz gerekçelerle değer değişikliği olmadığının ileri sürülmüş olması,
Doğru görülmemiştir.
Kabul şekline göre de;
3- Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek avukatlık ücretinin Avukatlık Yasasının (değişik) 164/son maddesi hükmünün yorumlanmasında hataya düşülerek taraflar yerine doğrudan avukata ödenmesine karar verilmiş olması da usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.5.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy