(2942 S. K. m. 11, 15)
Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili, karşılık dava ile bedelin indirilmesi istenilmiştir. Mahkemece artırım davasının kısmen kabulü indirim davasının reddi cihetine gidilmiş, hüküm davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre, tarım arazilerinin, çevrede ekilmesi mutad ürün münavebesi uygulanmak suretiyle net gelir yöntemiyle yapılacak değerlendirmesinde taşınmazın kuru ya da sulanabilir niteliği de gözetilerek münavebeye alınacak ürünlerin dekar başına verimi, üretim gideri ve toptan satış fiyatına ilişkin olarak, ciddi istatistiki bilgilere dayalı olduğu bilinen o yerdeki tarım müdürlüğü verilerinin esas alınması gerekirken, bilirkişi raporlarında, karpuz ve arpa ürünlerinin veriminin Alacakaya İlçe Tarım Müdürlüğü veri cetvelinde gösterilen miktarlardan yüksek alınması doğru değildir.
2-Dairece 25.4.2002 tarihinde incelenen mahkemenin 2001/206 esas-187 karar sayılı ve Dairenin 2002/4715 sayılı onama kararına konu olan dosyadaki 1999 yılına ait Tarım İl Müdürlüğü veri listesinde 11-50 yaşındaki susuz bağın dekar başına verimi 800-850 kg olarak gösterilmiş, eldeki dosyada mevcut Alacakaya İlçe Tarım Müdürlüğünün 2.4.2002 gün ve 199 sayılı yazısında 2001 yılına ait aynı nitelikteki bağ verimi 1300-1500 kg/dekar olarak bildirilmişse de bilirkişi kurullarınca İl Tarım Müdürlüğü verilerinin esas alındığı belirtilerek dekara verim 1750 kg olarak alınıp hesaplama yapılmıştır.
Aynı yörede ve aynı nitelikteki üzüm bağları için, haklı ve inandırıcı bir neden olmadan farklı verim miktarı uygulanmak suretiyle farklı sonuçlara ulaşılması eşitliğe aykırılık teşkil edeceği gibi yargıya olan güveni de olumsuz şekilde etkileyeceği kuşkusuzdur.
Bu hususlar gözetilmeden yüksek verim üzerinden hesaplama yapan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Mahkemece gerekirse çevre ilçelerden de sorularak resmi veriler arasındaki bu çelişki giderilmeli, İlçe Tarım Müdürlüğü verim ortalaması da gözetilerek bilirkişi kurullarından ek raporlar alınmalı ve hasıl olacak sonuç doğrultusunda karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.6.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy