(2942 S. K. m. 11) (1136 S. K. m. 168)
Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Yargıtay Kararı: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece iki kez bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, düzenlenen raporlar hüküm kurmaya yeterli değildir.
Şöyle ki;
1-Taşınmaz, idarece 24.9.1999 tarihinde kamulaştırılmış ve taşınmazın nitelikleri ve değeri de 4.10.1999 tarihli takdir komisyonu raporu ile belirlenmiş diğer yasal işlemler de tamamlandıktan sonra kamulaştırma işlemi davacıya 5.4.2001 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde, kamulaştırmadan çok önce 14.4.1999 tarihinde taşınmazın bulunduğu yerde yaptırtılan tespite dayanarak takdir komisyonu raporundaki tespitlerin yeterli olmadığı gerekçesiyle taşınmaz üzerindeki ev, havuz, meyve bahçesi ve bağ ile ilgili olarak maddi hata da ileri sürerek bedelin artırılmasını istemiştir.
Bilirkişi raporlarında, taşınmaz üzerindeki muhdesatın enkazlarının davacı tarafından götürüldüğü, taşınmaz üzerinde bulunmadığı belirtilmiş ve maddi hata talebine konu edilen yapı ve ağaçların mevcut olduğuna dair bir açıklamaya da yer verilmemiş iken davacının iddiasını dayandırdığı kamulaştırmadan çok önceki tespit esas alınarak değerlendirme yapılmıştır.
Kıymet takdir komisyonu raporunda dava konusu taşınmaz üzerinde 2.280.205.620 TL. değerinde muhdesat bulunduğu açıklanmış ise de, miktar ve nitelikleri gösterilmemiştir.
Kamulaştırma Yasasının 11.maddesi hükmüne göre taşınmazın kamulaştırma tarihindeki mevki ve şartlarına göre ve o tarihteki tüm özellikleri dikkate alınarak değerlendirilmesinin yapılması gerekmekte olup, kamulaştırma tarihinden önce taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın ve diğer unsurların, kamulaştırma tarihinde varlığı kanıtlanmadıkça, kamulaştırma bedeli içerisinde mütalası mümkün bulunmamaktadır. Bu bakımdan kıymet takdir komisyonu raporunun muhtesatla ilgili açıklamayı gösterir 2. sahifesi getirtilmeden davacının kanıtlanmamış olan maddi hata isteminin değerlendirmede esas alınmış olması,
2-Avukatlık Yasasının 4667 Sayılı Yasa ile değişik 168.maddesinin son fıkrası uyarınca karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Ücret Tarifesine göre taraflar yararına vekalet ücreti hesaplanması gerekirken dava tarihinde yürürlükte olan 1999 yılı tarifesine göre vekalet ücreti verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece, bilirkişi kurullarından taşınmazın kıymet takdir komisyonu raporunda belirtilen niteliklerini esas alarak değerlendiren ek raporlar alınarak doğruluğu da denetlenip hasıl olacak sonuca göre ve 2 numaralı bozma gereği de yerine getirilmek suretiyle hüküm kurulmalıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 17.6.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy