(634 S. K. m. 4, 16)
Dava: Dava dilekçesinde apartmanın bağımsız bölümlerinde yapılan değişikliklerin eski hale getirilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava, kat mülkiyeti kurulu bulunan binanın giriş katındaki 6 adet işyeri nitelikli bağımsız bölümlerin aralarındaki duvarların kaldırılıp, girişten sonra bu bağımsız bölüm aralarında kalan ve ortak yer olan koridor ve hol ile bodruma inen merdivenin iptal edilmesi suretiyle davalı tarafından yapılan müdahalenin önlenmesi ve yapılan değişikliklerin eski hale getirilmesi istemine ilişkindir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde yapılan iki ayrı keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarının her ikisinde de, binanın zemin katında bulunan pasajdaki tüm bağımsız bölümlerin ve dava konusu merdivenle inilen deponun tamamının mülkiyetinin ve kullanımının davalılara ait olması nedeniyle ve bodrumdaki depodan projesine göre kalorifer dairesine geçişte söz konusu olmayacağından bağımsız bölümler arasında kalan koridor ve boşlukların tamamının davalılar tarafından kullanılmasının davacılara bir zarar vermeyeceği de gözetildiğinde sakınca oluşturmayacağı belirtilmiştir. Mahkemece bilirkişi raporlarındaki bu açıklamalar uygun görülerek aynı gerekçeler ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kat Mülkiyeti Yasasının 4.maddesi hükmüne göre, bağımsız bölümleri ayıran ortak duvarlar, tavan ve tabanlar, avlular, genel giriş kapıları, antreler, merdivenler, sahanlıklar ve koridorlar ortak yer niteliğindedir. Aynı yasanın 16.maddesi uyarınca da kat malikleri, ana gayrimenkulün bütün ortak yerlerine arsa payları oranında, ortak mülkiyet hükümlerine göre malik olup bu yerlerde, aksine sözleşme olmadıkça her kat maliki, arsa payı ile oranlı olarak kullanma hakkına sahiptir. Bütün kat maliklerinin rızası olmadıkça ortak yerlerde kat maliklerinin herhangi birisinin onarım, tesis ve değişiklik yapması da aynı yasanın 19.maddesinde yasaklanmış ve yine aynı maddede kat malikleri ana gayrimenkulün mimari durumunu titizlikle korumaya mecbur tutulmuşlardır.
Yasanın açık ve emredici bu kuralları karşısında, davalıların ortak yer nitelikli koridor ve boşlukları kendi bağımsız bölümlerinin içine almak suretiyle diğer paydaşların yararlanmalarına engel oldukları ve onaylı projedeki merdiveni iptal edip bu yerde tadilat yaptıkları sabit iken, proje uygulanmak suretiyle müdahalenin kesin biçimde tespit edilip bu yerlerin projesine uygun hale getirilmesine ve davalıların müdahalelerinin önlenmesine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan ve yasaya açıkça aykırılık teşkil eden gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.5.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy