(634 S. K. m. 20)
Dava: Dava dilekçesinde itirazın iptali ile masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine dair verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması ise davacı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz edenlerden davacı ve davalı adına gelen olmadı. Evrak üzerinde inceleme yapılarak dosya eksiğe gönderilmiş olup bu kez geri dönmekle dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Karar: Dava; ölü Fatma Neşide Kardaş'ın paydaş olduğu 14 adet bağımsız bölüme ait 2001 yılına ait yönetim ile ilgili giderlerinin süresinde ödenmemesi nedeni ile yapılan icra takibinin gecikme tazminatına yönelik kısmına vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
F.Neşide Kardaş'ın terekesine, tereke hakimliğince el konulmuş olması nedeniyle Tereke İdare memuru Birol Yazıcıoğlu vekili 10.7.2001 havale tarihli cevap dilekçesinde davacı Odak/Dural Plaza yönetiminin seçiminde ve işletme projesinin tanziminde tereke idare memurunun gözlemci olarak katıldığını, Tereke Hakimliğinden istenen aidatların ödenmesi için karar çıkartıldığını, esas alacağın ödendiğini tereke idaresi temerrüde düşürülmediğinden faiz talebinin haksız olduğunu açıklamış, idare memuru da dilekçelerinde Tereke idaresinin mahkemesi kararlarına uygun hareket ettiğini mahkemenin ödeme kararından sonra tereke mevcudunun talebi karşılamadığını, üç aylık vadeli hesabın çözülmesinin beklendiğini 14.5.2001 tarihinde tereke idaresinin talebi karşılar maddi imkana kavuştuğunu tereke idaresinden kaynaklanan bir gecikmenin bulunmadığını belirtmiştir.
Mahkemece herhangi bir araştırma ve inceleme yaptırılmadan idare memurunun savunmaları doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir. Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 20. maddesi hükmüne göre kat maliklerinden her biri anagayrimenkulün yönetiminin gerektirdiği ortak gider ve avansın kendi arsa payına isabet eden miktarından yönetime karşı sorumlu olup, bu gider ve avans payının tamamını yönetime ödemeyen kat maliki ödemede geciktiği günler için aylık %10 hesabıyla gecikme tazminatı ödemekle de yükümlü bulunmaktadır.
Somut olayda, 27.1.2001 günü yapılan kat malikleri kurulu toplantısında 2001 yılı için öngörülen işletme projesi kabul edilmiş ve bağımsız bölüm maliklerinin ödeyecekleri aylık aidat miktarları karara bağlanmıştır. İdare memurunun bu toplantıya katıldığı; vekili tarafından mahkemeye verilen 10.7.2001 tarihli dilekçede açıklandığına göre ödenecek aidatları öğrenmiş bulunmaktadır. Kaldı ki bu kararların Tereke Hakimliğine de gönderildiği anlaşılmaktadır. Bu bakımdan tereke borcunun zamanında ödeme mükellefiyeti vardır. İdare memurunun ya da mahkemenin ödeme konusundaki işlemlerinin uzaması ya da tereke paralarının vadeli hesapta olması ödemenin geciktirilmesi için haklı ve yasal bir neden olarak kabul edilemez.
Bu durumda mahkemece, davaya konu aidatların ve bunların ödenme zamanının belirlenmesi ve gecikmeler nedeniyle gecikme tazminatı miktarının saptanması bakımından davacı yönetiminden, anagayrimenkulün dava konusu döneme ait defter, kayıt fatura ve sair tüm belgelerin istenip dosyaya getirtilmesinden sonra bunlar üzerinde uzman bilirkişi marifeti ile inceleme yaptırılıp davalı terekenin gecikme tazminatı borcunun miktarını gösteren rapor alınarak doğruluğu da denetlendikten sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 30.05.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy