(2942 S. K. m. 4, 11) (3194 S. K. m. 18) (1136 S. K. m. 168)
Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece iki kez bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de, alınan bilirkişi raporları hüküm kurmaya yeterli görülmemiştir.
Şöyle ki;
1-Mahkemece, dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğu kabul edildiğine göre Kamulaştırma Yasasının kıymet takdiri esaslarını düzenleyen 11.maddesinin üçüncü fıkrasının (g) bendi uyarınca kamulaştırma gününden önce özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değerinin tespiti ve bedelin tespitinde etkisi olan diğer unsurlar da dikkate alınarak dördüncü fıkra gereğince her unsurun gerekçeleri ve değere katkı oranları ayrı ayrı belirlenip dayanakları gösterilmek suretiyle değerlen-dirilerek kamulaştırma bedelinin saptanması gerekmektedir.
Bunun için tarafların gösterdikleri ve mahkemece re'sen bulunan emsaller arasından uygun emsal seçilip, bu emsalin satış fiyatına Devlet İstatistik Enstitüsü toptan eşya fiyatları endeksi uygulanmak suretiyle değerlendirme tarihinde oluşan fiyatı bulunmalı, bunun dava konusu taşınmazla, değerini etkileyen bütün nitelik ve özellikler yönünden karşılaştırılıp, irdelenerek aradaki farklılıklar belirtilip üstün ve eksik yönleri açıklanmalı, bu nitelik ve farklılıkların taşınmazın değerine olan etkilerinin ne olduğu belirtilmeli ve bu şekilde yapılacak karşılaştırma ile dava konusu taşınmazın değeri belirlenmelidir.
Ayrıca, emsal tapu kayıtları getirtildikten ve bunun imar parseli olup olmadığı, Belediye İmar Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden sorulup saptandıktan sonra, incelenen emsal, (İmar Yasasının 18/2. maddesine göre düzenlemeye tabi tutulmak veya kamu hizmetine tahsis edilmek üzere terk suretiyle) imar parseli niteliğini kazanmış olup ta dava konusu taşınmazın bu nitelikte olmaması halinde, dava konusu taşınmazın, yukarıda açıklandığı üzere yapılacak karşılaştırmadan sonra bulunacak değerinden, İmar Kanununun 18 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü gözetilerek, düzenleme ortaklık payına tekabül edecek oranda indirim yapılması gerektiği de dikkate alınmalıdır.
Birinci bilirkişi kurulunca bu esaslara uygun karşılaştırma yapılmadan, ulaşılan değerin tespitinde kullanılan oran ve hesaplama şekli gösterilmeden, düzenleme ortaklık payının düşülüp düşülmediği belirtilmeden değerlendirme yapılmış olması,
2-Kamulaştırma Yasasının 11. maddesinin son fıkrası hükmüne göre kamulaştırma yoluyla irtifak hakkı tesisinde bu kamulaştırma nedeniyle taşınmaz malda oluşacak değer düşüklüğü kamulaştırma bedeli olup bu bedelin belirlenmesinde taşınmazın cinsi, ( arsa yada arazi oluşu) kullanım şekli, büyüklüğü, irtifakın geçtiği alanın konumu, yüzölçümü, geometrik durumu ve irtifakın niteliği ile güzergahı gözönünde bulundurulur. Bu hususlar dikkate alındığında değer düşüklüğü oranı 765 parselde %18,567 parselde %22 olmalıdır. Ancak, bilirkişi kurullarınca düzenlenen raporlarda saptanan (765 parsel için %13 ve 767 parsel için %8) değer düşüklüğü oranı davacı tarafça kabul edildiği gözetilerek bu oranlar üzerinden kamulaştırma bedelinin hesaplanması gerekirken, taşınmazlara sırasıyla %6 ve %7 oranında değer kaybı öngören ek raporlar doğrultusunda artırıma hükmedilmesi,
3- Hükmü temyiz eden davalı idare yararına takdir olunan avukatlık ücretinin saptanmasında, Avukatlık Yasasının (4667 sayılı Yasa ile değişik) 168. maddesinin son fıkrası uyarınca karar tarihindeki Avukatlık Ücret Tarifesinin uygulanması gerekirken, dava tarihindeki tarifenin esas alınması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece, yukarıdaki hususlarda bilirkişi kurullarından ek raporlar alınmalı, raporların bozmaya uygunluğu denetlenmeli, 3 No.lu bozma da gözönünde tutularak hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 27.5.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy