(1136 S. K. m. 168)
Dava: Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemeleri sonunda düzenlenen raporlar yasa hükümlerine uygun olup, taşınmazın arsa niteliğinde kabulü doğrudur.
Kamulaştırılan taşınmazın emsaline olan üstün ve eksik yönleri belirlenip karşılaştırması yapılarak değerinin biçilmesinde ve buna göre kamulaştırma parasının arttırılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak; Avukatlık Yasasının 4667 Sayılı Yasayla değişik 168.maddesinin son fıkrası Avukatlık Ücretinin takdirinde hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarife esas alınır hükmünü öngörmektedir. Mahkemece, davanın karara bağlandığı 18.3.2002 tarihi itibariyle anılan yasa hükmü uyarınca hüküm tarihindeki Avukatlık Ücret Tarifesine göre davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle dava tarihindeki tarifenin esas alınması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.5.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy