(2942 S. K. m. 11, 12, 15)
Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece bozma ilamına uyularak bilirkişi kurullarından ek raporlar alınmış ise de, bu ek raporların denetlemesi yapılmamış, raporlar arasındaki çelişkiler giderilmemiş ve hükme yeterli olmayan ek raporlara dayanılarak hüküm kurulmuştur.
Şöyle ki;
1-Bozma üzerine yeniden tespit edilen somut emsalin (2 parsel numaralı taşınmaz) zemini üzerinde bir yapının mevcut olduğu ve emsal alınan satış işleminin bu yapıyı da kapsayacak şekilde gerçekleştiği ikinci bilirkişi kurulunun ek raporunda belirlenmiş ve hesaplanan yapı değeri satış bedelinden düşülerek emsalin arsasına isabet eden satış fiyatı bulunmuş olduğu halde, birinci bilirkişi kurulunun ek raporunda yapının varlığından hiç söz edilmemiş, değeri hesaplanmamış ve satış bedelinden düşülmemiş, mahkemece de bu esaslı çelişkinin giderilmesi yönünde bir işlem yapılmamış olması,
2-Aynı emsali inceleyen bilirkişi kurullarının emsal karşılaştırması sonucunda kamulaştırılan taşınmaza birbirinden farklı değerler belirlemeleri mümkün olmakla birlikte bu farklılık kabul edilebilir oranda olmalı ve gerekçeleri açıklanmalıdır. Her durumda, böyle bir farklılığın bilirkişi kurullarından yeniden ek raporlar alınmak suretiyle giderilmeye çalışılması gerekir. Hal böyle iken birinci bilirkişi kurulu tarafından somut emsale eşdeğer sayılan kamulaştırılan taşınmazın, ikinci bilirkişi kurulu tarafından aynı emsalden iki kat üstün değerde olduğunun kabulü suretiyle değerlendirilmiş olması, kabul edilmesi mümkün olmayan bir değerlendirme çelişkisi olup bu çelişki giderilmeden raporların yeterli sayılıp bunlara göre hüküm kurulması,
3-Kamulaştırmadan arta kalan kesimde meydana gelen değer artışının, belirlenen kamulaştırma bedelinden indirilmesi gerekirken, birinci bilirkişi kurulu tarafından bu değer artışı tutarının kamulaştırma bedeline eklenmiş olması,
4-Bozma ilamının 3 nolu bendinde, kamulaştırılan taşınmazın başka paydaşları tarafından açılan davalar ile komşu taşınmazlarla ilgili davalar, esas numaraları da belirtilmek suretiyle gösterilmiş ve bu davalarda ulaşılan değerlerin de dikkate alınması gereğine işaret edilmiş olduğu halde ek bilirkişi kurulu raporlarında bu yönde bir inceleme yapılmamış ve mahkemece de hükmüne uyulan bozma ilamının gereğinin yapılması yönünde bilirkişi kurullarının uyarılmamış olması,
5-Bozma ilamının 4 nolu bendinde öngörüldüğü üzere bilirkişiler hakkında işlem yapılarak buna dair belgelerin dosyaya konulmamış olması,
Doğru görülmemiştir.
Ayrıca;
6-2942 Sayılı Yasanın 11.maddesinin (d) bendinde vergi beyanı, kıymet takdirinde gözönünde tutulması gereken esaslar arasında sayılmıştır. Bu tür nesnel öğeler sayesinde bilirkişilerin öznel değerlendirmelerini denetleme olanağı elde edilmiş olur. Vergi beyanları ve resmi makamlarca yapılan kıymet takdirleri, genellikle taşınmazın gerçek değerini tam olarak yansıtmamakta, gerçek değerinden daha düşük değerler belirlenmektedir. Ancak bu husus, dava konusu taşınmaz için olduğu kadar emsal için de geçerlidir ve emsal karşılaştırması yapılırken dikkate alınması yasa gereğidir. Bu nedenle dava konusu taşınmazın ve emsal alınan taşınmazın değerlendirme tarihindeki beyan edilen vergi beyanları ile bu taşınmazların bağlı bulundukları cadde veya sokak için belediyelerce emlak vergisine esas olmak üzere belirlenen m2 fiyatları ilgili belediyeden getirtilerek bu değerlere göre verilen m2 fiyatının mukayese edilmesi gerekir.
Emsalin ve dava konusu taşınmazın emlak vergisine esas değerlerinin birbirine oranı ile bilirkişi raporlarında emsal karşılaştırması sonucu değerlendirmeye esas alınan oran birbirinden fahiş ölçüde farklı ise, mahkemece bu farklılık ve çelişki bilirkişi kurulundan rapor alınarak mutlaka giderilmelidir.
Bu hususlar yerine getirilmeden değerlendirme yapan yetersiz raporlara göre hüküm kurulmuş olması da usul ve yasaya aykırıdır.
Mahkemece, bilirkişi kurullarından, değerlendirmeye yönelik olarak yukarıda açıklanan bozma bentlerinin her birisinin gereklerini yerine getiren yeni ek raporlar alınmalı, bunların uygunluğu denetlenmeli, noksanlık görüldüğü takdirde bunlar da yine ek raporlarla giderildikten sonra oluşan duruma göre karar verilmelidir. Bilirkişi kurullarının, mahkemece uyulan bozma gereklerine uygun rapor düzenlemekten kaçınmaları halinde ise, haklarında yasal gereği yapılmakla birlikte, yöntemince oluşturulacak yeni bilirkişi kurullarına yerinde inceleme ve değerlendirme yaptırtılıp, bozma gereklerinin de gözetildiği raporlar alınmalı ve hasıl olacak uygun sonuç doğrultusunda hüküm kurulmalıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.5.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy