(1086 S. K. m. 388)
Dava: Dava dilekçesinde müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Dava dilekçesinde, binanın 3.bodrum katındaki ortak yer nitelikli depoları davalıların kendilerine ait depo ile birleştirip mesken haline dönüştürüp kullandıkları ileri sürülerek müdahalenin önlenmesine ve değişikliklerin projeye uygun (eski hale) getirilmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Mahallinde yaptırılan inceleme sonunda bilirkişinin düzenlediği asıl ve ek raporlarda, projesine ve tapu kaydına göre 3.bodrum katta mevcut bulunan 6 depodan sadece bir numaralı deponun davalıların bağımsız bölümünün eklentisi olmasına karşın şimdiki durumunda bir nolu bağımsız bölümün eklentisi olan depo ile apartman ortak yerlerinden olan diğer iki depo ve hatta dolgu alandan bir miktar toprak alınmak suretiyle kazanılan ek alanların birleştirilerek meskene dönüştürülmüş olduğunun tespit edildiği ve bu değişikliklerin tadilat projesine bağlanmadığı gibi ruhsatının da bulunmadığı ve bu haliyle onaylı projeye aykırılık teşkil ettiği bildirilmiştir. Bilirkişinin bu saptamasını onaylı projeyi yerinde uygulamak suretiyle yapıp yapmadığı rapor kapsamından anlaşılamadığı gibi, rapor ekinde, projeye aykırı olduğu belirtilen değişiklikleri gösteren ölçekli bir kroki de bulunmamaktadır.
Mahkemece, bilirkişinin bu saptaması yeterli görülerek projeye aykırı hususların nelerden ibaret olduğu ve eski hale getirilmesi bakımından yapılacak işlerin neler olduğu açıkça belirtilmeden halen davalılar tarafından mesken olarak kullanılan ortak yerlere vaki müdahalenin men'ine ve projeye aykırı yerlerin eski hale getirilmesine karar verilmiştir.
HUMK. nun 388.maddesinin son fıkrasına göre mahkeme kararlarının hüküm sonucu kısmında istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Yasanın bu hükmü ile kararların yerine getirilmesinde duraksamaya meydan verilmemesinin amaçlandığı kuşkusuzdur.
Bu bakımdan mahkemece bilirkişiye, onaylı proje uygulattırılmak suretiyle, yerinde yeniden inceleme yaptırılıp, projeye aykırı değişikliklerin tek tek ve ayrıntılı biçimde açıklandığı ve ölçekli krokiye bağlandığı ek rapor alınmalı ve bu rapor doğrultusunda açıklamalara yer verecek şekilde hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.06.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy