(2942 S. K. m. 11, 15)
Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece bozma ilamına uyularak bilirkişi kurullarından ek raporlar alınmış ise de, bu ek raporlar da hükme yeterli değildir.
Şöyle ki;
1-Birinci bilirkişi kurulunun ek raporunda somut emsal olarak alınan 74 parsel sayılı taşınmaz, nitelik, yüzölçümü ve değeri itibariyle dava konusu taşınmazla benzer özelliklere sahip değildir.
Kamulaştırma Kanununun 11.maddesinin (g).bendine göre arsalarda dava konusu taşınmazla karşılaştırılacak taşınmazların emsal niteliğinde olması gerekir. Emsalin, sözcük anlamından da anlaşılacağı üzere dava konusu taşınmaza örnek teşkil edebilecek nitelikte olması gerekir. Örneğin, benzer yüzölçümlerde bitişik yada yakın adalarda bulunmak, aynı imar müsaadesine sahip olmak, fiyatlarda en azından yaklaşık değerde olmak gibi nitelikler "emsal"in seçilmesine esas alınması gereken unsurlardandır. Bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmaz şehir merkezinden uzakta, yapılaşmanın devam ettiği bir mahallede olmasına karşılık, emsal taşınmazın Osmaniye Valiliği ve Adliyesine 1,5 km mesafede, tek başına konut yapmaya müsait olmayan 89,76 m2 yüzölçümünde olduğu belirtilerek dava konusu taşınmazın emsalden 1.62 oranında az değerde olduğu kabul edilmiştir. Osmaniye gibi gelişmekte olan illerde dava konusu taşınmaza daha çok benzer konumda taşınmazların bulunmadığı söylenemez. Bu nedenle, resen araştırma yapılmak suretiyle dava konusu taşınmaza emsal olabilecek taşınmazlar bulunup tapu kayıtları dosyaya getirtilip bunların bilirkişi incelemesine konu edilmesi gerekirken, yanıltıcı olma unsuru yüksek olan küçük yüzölçümlü bir taşınmazın emsal alınmış olması,
2-İkinci bilirkişi kurulu ek raporunda somut emsal alınan 5 parsel sayılı taşınmazın, somut emsal alınamayacağı mahkemece de belirlenmiş olduğu halde ikinci bilirkişi kurulundan bu hususta ek rapor alınmamış olması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.6.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy