(2942 S. K. m. 11, 15) (3194 S. K. m. 18)
Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması ise davalı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz edenlerden davalı Vek. Av.Gülderen Şahin ile davacı vekili Av.Ercan Tatar geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Bilirkişi raporlarında somut emsallerle karşılaştırma ve inceleme yetersizdir. Şöyle ki; Birinci bilirkişi raporunda açıklandığı gibi dava konusu taşınmazların denize yakın, emsallerin daha uzak olması arsa olarak kullanım yönünden her zaman üstün bir avantaj olarak kabul edilemez. Önemli olan arsa niteliğinin sağladığı avantajlar itibarı ile emsaline üstünlüğüdür. 2.bilirkişi raporunda da denize yakınlık üstün bir özellik olarak alınmış olup, fiilen yerleşim halindeki emsaller ile bu nitelikte olmayan dava konusu taşınmazın üstün ve eksik yönleri yeterince tartışılmamıştır. Hükme esas alınan 3.raporda ise emsallerin özellikleri ve dava konusu taşınmazla karşılaştırılması yapılmadan aynı değerde oldukları belirtilmiştir. Dava konusu taşınmaz serbest bölge içinde olduğuna göre burada arazi kullanımı yapı ve tesislerin projelendirilmesi, kurulması ve kullanılması izne tabi olduğundan yapılanmaya müsait olup olmadığı serbest bölge müdürlüğünden sorularak karşılaştırmada bu hususunda gözönünde tutulması gerekir.
Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamasına göre, bilirkişilerce yapılacak arsa değerlendirilmesinde, seçilen somut emsalin satış fiyatına Devlet İstatistik Enstitüsü toptan eşya fiyatları endeksi uygulanmak suretiyle değerlendirme tarihinde oluşan fiyatı bulunduktan sonra emsal ve kamulaştırılan taşınmaz değerlerine etki yapan bütün unsurlar yönünden ayrı ayrı karşılaştırılıp incelenerek aradaki farklılıklar belirtilip üstün ve eksik yönleri açıklanmalı, bu nitelik ve farklılıkların taşınmazın değerine olan etkilerinin ne olduğu belirtilmeli ve bu suretle yapılacak bir karşılaştırma ile dava konusu taşınmazın değeri saptanmalıdır.
Mahkemece, yukarıda açıklanan konularda bilirkişilerden ek raporlar alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2-Dava konusu taşınmaz ile somut emsal alınan taşınmazların İmar Kanununun 18.maddesine göre düzenleme ortaklık payı düşülmesi suretiyle oluşmuş imar parselleri olup olmadıkları araştırılarak dava konusu taşınmazın kadastrol parsel emsallerin imar parseli olması halinde emsalle karşılaştırma sonucu bulunan değerinden İmar Kanununun 18.maddesinin 2.fıkrası gözetilerek düzenleme ortaklık payına tekabül edecek oranda indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemiş olması,
3-Bilirkişi raporlarında somut emsal alınan taşınmazlara ait tapu kayıtlarının (alıcı-satıcı satış tarihi ve satış bedelini kapsar şekilde) getirtilip raporların denetlenmemiş olması,
4-Kısa kararda faiz başlangıcı 17.9.2000 olarak gösterilmiş iken gerekçeli kararda maddi hata sonucu bu tarihin 17.9.2001 olarak yazılmış olması,
5-Davalı idare harçtan muaf olduğuna göre davacının yatırdığı peşin harcın tamamının davacıya iadesine karar verilmesi gerekirken kısmen iade kararı verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı ve davacı yararına takdir edilen 250.000.000 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davacı tarafa iadesine, 7.3.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy