(634 S. K. m. 18, 19, 28)
Dava: Dava dilekçesinde eski hale getirme ve müdahalenin men'i istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili dava dilekçesinde; 631 ada 1 parseldeki iki bloktan oluşan taşınmazda ortak paydaş olduklarını, mevcut iki binanın 1 nolu parselin ortasına yan yana inşa edilmiş olup dört bir yanının bahçe ile çevrilmiş bulunduğunu, kat maliklerinin herbirinin bu parseldeki ana gayrimenkulun bütün ortak yerlerinde arsa payları oranında malik olduklarını, davalıların plan ve projeye aykırı olarak parselin ortak yerlerine birtakım ilaveler yapıp kullandıklarını belirterek müdahalenin önlenmesini ve eski hale getirilmesini istemiştir.
Davalılar vekili ise; yönetim planının 3. ve 5. maddelerine göre müvekkillerinin müdahalelerinin olmadığını ileri sürüp, Yasaya ve yönetim planına göre davanın reddi gerektiğini belirtmiştir.
Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonunda alınan raporda mevcut yönetim planı hükümlerine göre A ve B bloklar arasındaki duvarın buna uygun olarak inşa edildiği ve onaylı projeye aykırı olarak yapılan diğer tesis ile eklentilerin ise yönetim planı hükümleri uyarınca A bloğa tahsis edilmiş bahçe hudutlarında kaldığı belirtilerek davalıların ortak yere müdahalesinin söz konusu olmadığı açıklanmış, sadece A blok bahçesinde davalılarca kurulmuş olan jeneratörün ses izolasyonu yapılmış bir kabinde çalıştırılması suretiyle gürültünün önlenmesine diğer taleplerin reddine şeklinde hüküm kurularak dava kısmen kabul edilmiştir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden tek parsel üzerinde iki ayrı binanın mevcut olduğu tartışmasızdır. Kat Mülkiyeti Kanununun 28. maddesine göre yönetim planı ana gayrimenkulun yönetim tarzını, kullanma maksat ve şeklini düzenleyen bir sözleşme hükmündedir. Yönetim planı bütün kat malikleri ile onların külli ve cüzi haleflerini bağlar. Taşınmazın ortak yerlerinden herhangi birinin belli bir kat maliki veya maliklerinin kullanımına özgülenmesi halinde buralara projeye aykırı olarak yeni tesis inşa edilemez. Yasanın 19. maddesine göre kat malikleri ana gayrimenkulun bakımına ve mimari durumu ile güzelliğini ve sağlamlığını titizlikle korumaya mecburdurlar. Tüm kat maliklerinin oybirliği ile karar alınmasını gerekli kılan koşulları ileriye dönük olarak ortadan kaldıran hükümler yönetim planında yer alamaz. Buna rağmen yönetim planında yer verildiği takdirde bunlar geçersizdir.
Mahkemece yönetim planında yapılması öngörülen ve iki bloğu birbirinden ayıran duvarın dışında kalan ve projeye aykırı olan tüm tesis ve değişikliklerin yönetim planının düzenlenmesinden sonra gerçekleştirildiği nazara alınarak bunların kaldırılmasına ve projesine uygun şekilde ve eski hale getirilmesine karar vermek gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 2.7.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy